Kayıp veya Çalıntı Telefon Bulma Yer Tespiti

Samsung Mobil Cihazımı Bul

“Mobil cihazımı bul” özelliği, cep telefonunuzu kaybettiğinizde “Aygıtımı kilitle” ve “Aygıtımı temizle” fonksiyonlarını kullanarak kişisel bilgilerinizin herkesin eline geçmesi olasılığını en aza indirebiliyor. Ayrıca, “Mobil cihazımı bul” fonksiyonunu kullanarak kaybettiğiniz telefonunuzun nerede olduğunu da bulabiliyorsunuz.

https://findmymobile.samsung.com/

Android Cihaz Yöneticisi

Hiç telefonunuzu nereye koyduğunuzu bulamadığınız veya kaybettiğiniz oldu mu? Android Cihaz Yöneticisi, kaybolan cihazların yerini bulur ve cihazınızın, içindeki verilerle birlikte güvende kalmasına yardımcı olur. Android Cihaz Yöneticisi şunları yapmanıza olanak sağlar:

● Google hesabınızla ilişkilendirilmiş Android cihazların yerini bulma
● Cihazınızın ekran kilidi PIN’ini sıfırlama

● Telefondaki tüm verileri silme

 Android Cihaz Yöneticisi- ekran görüntüsü küçük resmi  Android Cihaz Yöneticisi- ekran görüntüsü küçük resmi  Android Cihaz Yöneticisi- ekran görüntüsü küçük resmi  Android Cihaz Yöneticisi- ekran görüntüsü küçük resmi

 Android Cihaz Yöneticisi- ekran görüntüsü  Android Cihaz Yöneticisi- ekran görüntüsü    Android Cihaz Yöneticisi- ekran görüntüsü

 

Android Cihaz Yöneticisi’ni kullanarak cihazınızı bulma

Bir cihazı kaybettiyseniz Android Cihaz Yöneticisi’ni kullanarak harita üzerinde cihazın yaklaşık konumunu ve son olarak ne zaman kullanıldığını görebilirsiniz. Android Cihaz Yöneticisi cihazınızın konumunu belirlediğinde, söz konusu cihaz bir bildirim alır.

Cihazınızı bulmak amacıyla Android Cihaz Yöneticisi’ni kullanabilmek için: Cihazınızın konum bilgilerine erişimi etkinleştirmiş ve Google Hesabınızda oturum açmış olmanız gerekir. Android Cihaz Yöneticisi, kapatılmış cihazlarda veya mobil veri ya da Kablosuz bağlantısı olmayan cihazlarda çalışmaz.

Android Cihaz Yöneticisi’ni kullanarak kayıp bir cihazın konumunu belirleme

  1. android.com/devicemanager adresinden Google Hesabınızda oturum açın.
  2. Birden fazla cihazınız varsa farklı bir cihaz seçmek için istediğiniz cihazın adının yanındaki oku tıklayın.
  3. Android Cihaz Yöneticisi, seçilen cihazın yaklaşık konumunu gösterecektir.

Başka bir mobil cihazınız varsa kaybettiğiniz cihazı bulmak için Android Cihaz Yöneticisi uygulamasını kullanabilirsiniz. Kullanmayı düşündüğünüz cihazda Android Cihaz Yöneticisi uygulaması yüklü olmalıdır.

  1. Yanınızdaki cihazda Android Cihaz Yöneticisi uygulamasını Android Device Manager app açın.
  2. Google Hesabınızda oturum açın.
  3. Görüntülenen cihazı değiştirin:
    • Telefonunuzda: Cihazlarınızı görmek üzere ekranın altı boyunca parmağınızı hızlıca kaydırın.
    • Tabletinizde: Bir cihaz seçmek için cihazın yanındaki ok işaretine dokunun.
  4. Android Cihaz Yöneticisi, seçilen cihazın yaklaşık konumunu gösterecektir.

Cihazınızın konumunu bulduktan sonraAndroid Device Yöneticisi’ni kullanarak uzaktan zilini çaldırabilir, kilitleyebilir veya silebilirsiniz.

NOT: Android Cihaz Yöneticisi konum geçmişine ait bilgileri toplamaz ve depolamaz. Oturum açtığınızda cihazınızın yaklaşık konumuna ait bilgiyi ister ve cihaz yöneticisi oturumunu kapattığınızda bu konum verisini siler.

 

 

iPhone, iPad veya iPod touch‘ınız kaybolur veya çalınırsa

iPhone, iPad veya iPod touch’ınızı kaybettiyseniz ya da aygıtınızın çalınmış olabileceğini düşünüyorsanız aşağıdaki adımlar aygıtınızı bulmanıza ve verilerinizi korumanıza yardımcı olabilir.

Kayıp aygıtınızda iPhone’umu Bul etkinse

iPhone’umu Bul uygulamasıyla aygıtınızı bulabilir, aygıtınızı kurtarmanıza ve verilerinizi güvende tutmanıza yardımcı olacak diğer eylemleri gerçekleştirebilirsiniz.

  1. Mac veya PC’de icloud.com/find adresine giriş yapın ya da başka bir iPhone, iPad veya iPod touch’ta iPhone’umu Bul uygulamasını kullanın.
  2. Aygıtınızı bulun. iPhone’umu Bul’u açın ve harita üzerinde konumunu görüntülemek istediğiniz aygıtı seçin. Aygıt yakınlardaysa sizin veya çevredeki birinin aygıtı bulmasına yardımcı olmak için aygıtın bir ses çalmasını sağlayabilirsiniz.
  3. Kayıp Modunu açın. Kayıp Modunu kullanarak aygıtınızı dört basamaklı bir parola ile uzaktan kilitleyebilir, kayıp aygıtınızın Kilitli ekranında telefon numaranızın bulunduğu özel bir mesaj görüntülenmesini sağlayabilir ve aygıtınızın konumunu izleyebilirsiniz. Apple Pay’e kredi veya banka kartı eklediyseniz aygıtınızı Kayıp Moduna aldığınızda, aygıtınızda Apple Pay kullanarak ödeme yapma özelliği askıya alınır.
  4. Kayıp veya çalınmış aygıtınızı polise bildirin. Polis aygıtınızın seri numarasını isteyebilir. Aygıtınızın seri numarasını bulun.
  5. Aygıtınızı silin. Kaybolan aygıtınızdaki verilere başkalarının erişmesini önlemek için aygıtı uzaktan silebilirsiniz. Aygıtınızı sildiğinizde bilgilerinizin tamamı (Apple Pay’e eklediğiniz kredi ve banka kartları dahil) aygıttan silinir ve iPhone’umu Bul’u kullanarak aygıtınızı bulamazsınız. Sildikten sonra aygıtınızı izleyemezsiniz. Aygıtı sildikten sonra hesabınızdan çıkarırsanız aygıtın Etkinleştirme Kilidi kapatılır. Bu işlem, başka bir kişinin aygıtınızı etkinleştirmesine ve kullanmasına olanak sağlar.
  6. Kayıp veya çalınmış aygıtınızı kablosuz iletişim operatörünüze bildirin. Böylece arama yapılmasını, kısa mesaj gönderilmesini ve veri kullanımını engellemek için hesabınızı devre dışı bırakabilirler. Aygıtınız kablosuz iletişim operatörünüzce garanti kapsamına alınmış olabilir.

Aile Paylaşımı‘nı kullanıyorsanız aile üyelerinizden herhangi biri kayıp aygıtınızı bulmanıza yardımcı olabilir. Aile üyenizin kendi Apple kimliği ile iCloud’a giriş yaptığında Aile Paylaşımı hesabıyla ilişkili tüm aygıtları bulabilirsiniz.

iOS aygıtınız kapalıysa veya çevrim dışıysa ne olur?

Kayıp aygıtınız kapalı veya çevrimdışı olsa bile aygıtı Kayıp Moduna alabilir, kilitleyebilir veya uzaktan silebilirsiniz. Bu işlemler aygıtınız yeniden çevrimiçi olduğunda geçerli olur. Aygıtınız çevrimdışı durumdayken aygıtı hesabınızdan kaldırırsanız aygıtla ilgili bekleyen tüm işlemler iptal edilir.

Kayıp Modunu nasıl kapatırsınız veya iptal edersiniz?

Kayıp Modu, aygıtınıza parolayı girdiğinizde kapanır. Kayıp Modunu iCloud.com adresinden veya iPhone’umu Bul uygulamasından da kapatabilirsiniz.

Kayıp aygıtınızda iPhone’umu Bul etkinleştirilmediyse

Aygıtınız kaybolmadan veya çalınmadan önce iPhone’umu Bul’u açmadıysanız aygıtı bulmak için bu özelliği kullanamazsınız. Bununla birlikte, verilerinizi korumak için aşağıdaki adımları izleyebilirsiniz:

  1. Apple kimliğinizin parolasını değiştirin. Apple Kimliğinizin parolasını değiştirerek başkalarının iCloud verilerinize erişmesini veya kayıp aygıtınızdaki başka servisleri kullanmasını (iMessage veya iTunes gibi) engelleyebilirsiniz.
  2. Aygıtınızdaki diğer internet hesaplarının parolasını değiştirin. Buna e-posta hesapları, Facebook veya Twitter dahildir.
  3. Kayıp veya çalınmış aygıtınızı polise bildirin. Polis aygıtınızın seri numarasını isteyebilir. Aygıtınızın seri numarasını bulun.
  4. Aygıtınızın kayıp veya çalınmış olduğunu kablosuz iletişim operatörünüze bildirin. Operatörünüz hesabı devre dışı bırakarak telefon aramalarını, kısa mesajları ve veri kullanımını önleyebilir.

Kayıp bir aygıtı izlemenin veya bulmanın tek yolu iPhone’umu Bul özelliğidir. Kaybolmadan önce aygıtınızda iPhone’umu Bul etkinleştirilmediyse aygıtınızı bulabilecek, izleyebilecek veya başka şekilde işaretleyebilecek başka bir Apple servisi yoktur.

Eski Yerli Dizi Arşivi – Nostaljik Türk Dizileri

Eski dizileri izlemek isteyenler için Youtube kanalları.

 

1) bizimkiler : 1989-2002 yılları arasında yayınlanan ve başrollerinde erdal özyağcılar, aykut oray ve ercan yazgan\’ın oynadığı televizyon dizisidir. •200 bölümünün izlenebileceği link

2) mahallenin muhtarları : 1992-2002 yılları arasında yayınlanan ve başrollerinde cihat tamer ve erkan can\’ın oynadığı televizyon dizisidir. •1-160.bölümler161-337.bölümler

3) süper baba : 1993-1997 yılları arasında atv ekranlarında yayınlanan ve başrollerinde şevket altuğ ve sümer tilmaç\’ın oynadığı televizyon dizisidir. •bütün bölümlerin izlenebileceği link

4) kaygısızlar : 1994-1998 yılları arasında yayınlanan ve başrollerinde ercan yazgan, ayşen gruda, gülçin hatıhan ve halit akçatepe\’nin oynadığı televizyon dizisidir. •1.sezon13 bölümünün izlenebileceği linken popüler bölümlerinin izlenebileceği link

5) çiçek taksi : 1995-2003 yılları arasında yayınlanan ve başrollerinde erol günaydın, ümit yesin, bekir aksoy ve cengiz küçükayvaz\’ın oynadığı televizyon dizisidir. •169 bölümünün izlenebileceği link •24 bölümünün izlenebileceği link

6) çılgın bediş : 1996-2001 yılları arasında yayınlanan ve başrollerinde yonca evcimik, cenk torun ve selahattin taşdöğen\’in oynadığı televizyon dizisidir. •bütün bölümlerin izlenebileceği link

7) tatlı kaçıklar : 1996-2001 yılları arasında atv ekranlarında yayınlanan ve başrollerinde mehmet ali erbil ve yalçın menteş\’in oynadığı televizyon dizisidir. •bütün bölümlerin izlenebileceği link

8) sıdıka : 1997-2003 yılları arasında show tv ekranlarında yayınlanan ve başrollerinde hasibe eren, füsun demirel ve ali erkazan\’ın oynadığı televizyon dizisidir. •12 bölümünün izlenebileceği link

9) çarli : 1998 yılında star tv ekranlarında yayınlanan ve başrollerinde çarli, ercan diler ve ilker aksum\’un oynadığı televizyon dizisidir. •bütün bölümlerin izlenebileceği link

10) ruhsar : 1998-2001 yılları arasında kanal-d ekranlarında yayınlanan ve başrollerinde cem davran ve hande ataizi\’nin oynadığı televizyon dizisidir. •bütün bölümlerin izlenebileceği link

11) ikinci bahar : 1998-2001 yılları arasında yayınlanan ve başrollerinde şener şen, türkan şoray ve tarık papuççuoğlu\’nun oynadığı televizyon dizisidir. •30 bölümünün izlenebileceği link •en popüler bölümlerinin izlenebileceği link

12) aynalı tahir : 1998-2001 yılları arasında star tv ekranlarında yayınlanan ve başrollerinde alişan ve saruhan hünel\’in oynadığı televizyon dizisidir. •bütün bölümlerin izlenebileceği link

13) deli yürek : 1998-2002 yılları arasında yayınlanan ve başrolünde kenan imirzalıoğlu\’nun oynadığı televizyon dizisidir. •bütün bölümlerin izlenebileceği link

14) üvey baba : 1998-2003 yılları arasında yayınlanan ve başrollerinde şemsi inkaya ve burçin abdullah\’ın oynadığı televizyon dizisidir. •bütün bölümlerin izlenebileceği link

15) yılan hikayesi : 1999-2002 yılları arasında kanal-d ekranlarında yayınlanan ve başrollerinde mehmet ali alabora ve meltem cumbul\’un oynadığı televizyon dizisidir. •en popüler bölümlerinin izlenebileceği link

16) ayrılsak da beraberiz : 1999-2004 yılları arasında yayınlanan ve başrollerinde hakan yılmaz, janset paçal ve necmi yapıcı\’nın oynadığı televizyon dizisidir. •1.sezon •2.sezon

17) evdeki yabancı : 2000-2002 yılları arasında kanal-d ekranlarında yayınlanan ve başrollerinde berna laçin, tardu flordun ve oya aydoğan\’ın oynadığı televizyon dizisidir. •bütün bölümlerin izlenebileceği link

18) yedi numara : 2000-2003 yılları arasında trt ekranlarında yayınlanan ve başrollerinde şebnem sönmez, engin alkan ve volkan girgin\’in oynadığı televizyon dizisidir. •bütün bölümlerin izlenebileceği link

19) dadı : 2001-2002 yılları arasında yayınlanan ve başrollerinde kenan ışık, gülben ergen ve haldun dormen\’in oynadığı televizyon dizisidir. •bütün bölümlerin izlenebileceği link

20) tatlı hayat : 2001-2004 yılları arasında show tv ekranlarında yayınlanan ve başrollerinde haluk bilginer ve türkan şoray\’ın oynadığı televizyon dizisidir. •bütün bölümlerin izlenebileceği link

21) asmalı konak : 2002-2003 yılları arasında atv ekranlarında yayınlanan ve başrollerinde özcan deniz ve nurgül yeşilçay\’ın oynadığı televizyon dizisidir. •bütün bölümlerin izlenebileceği link

22) koçum benim : 2002-2004 yılları arasında trt ekranlarında yayınlanan ve başrollerinde tarık akan, zihni göktay, ozan güven ve yunus günçe\’nin oynadığı televizyon dizisidir. •bütün bölümlerin izlenebileceği link

23) ekmek teknesi : 2002-2005 yılları arasında yayınlanan ve başrollerinde hasan kaçan ve kadir çöpdemir\’in oynadığı televizyon dizisidir. •bütün bölümlerin izlenebileceği link

24) hayat bilgisi : 2003-2006 yılları arasında yayınlanan ve başrollerinde perran kutman, kerem kupacı ve tarık papuççuoğlu\’nun oynadığı televizyon dizisidir. •1.sezon2.sezon3.sezon4.sezon

25) avrupa yakası : 2004-2009 yılları arasında yayınlanan ve başrollerinde ata demirer, gülse birsel, engin günaydın ve evrim akın\’ın oynadığı televizyon dizisidir. •bütün bölümlerin izlenebileceği link

26) Çemberimde gül oya 2004 dizisidir ve kesinlikle izlenmelidir. 80 dönemini incelikle işleyen dizinin oyuncuları ; selda alkor, mehmet ali nuroğlu, özge özberk, tuba büyüküstün bunun yanında şerif sezer ve kenan bal gibi efsane oyuncular da vardır. ilk bölüm :)
  • en sevilen nostaljik türk dizisi anketi
  • listedeki youtube linklerinde bulunan videoları bilgisayarınıza indirmek isterseniz; adres çubuğundaki “youtube” yazan yerin önüne “ss” yazıp enter tuşuna basarak videoyu indirilebilirsiniz. (örnek: www.ssyoutube.com/…)

 

Perran Kutman’ı TV tarihinin unutulmazları arasına sokan Perihan Abla, 1990\’lı yılların en çok izlenen dizilerinden biriydi.

***

Yerli dizi denilince akla ilk gelen Bizimkiler. Tam 14 yıl boyunca ekranda kalan dizinin bazı oyuncuları bu arada yaşama veda etti. Kimileri de çocuk oyuncu olarak başladıkları dizi sona erdiğinde evlenip çoluk çocuğa karıştı.

***

Süper Baba 1993 ile 1997 arasında yayınlanan, en çok izlenen ve “80\’lerin sonunda, 90\’ların başında çocuk olmak”  deyince ilk akla gelen dizilerden biridir belki…

***

Günlük hayattan kesitler sunan ve sıradan insanların öykülerini anlatan dizilerden biri de Mahallenin Muhtarları idi.

***

Sert bir baba, muhafazakar bir aile ve onların asi kızları Bilge (Sevinç Erbulak)… Baba Evi de en çok izlenen dizilerden biriydi.

***

Kutman’ın rol aldığı ve çok beğenilen diğer bir dizi de  Şehnaz Tango’ydu.

***

Yerli dizi deyip de Ferhunde Hanımlar’dan söz etmemek olmaz. Türk televizyonlarının en çok izlenen dizilerinden biriydi…

***

Bir nevi Güzin abla olan Gülşen Abi\’nin (Haluk Bilginer) maceralarını da unutmamak lazım…

***

Her fırsatta intikam almayı başaran, melek yüzlü şeytan Yasemin\’in çevirdiği dolaplar… Bir zamanların en meşhur entrika dizisi Kara Melek… Sanem Çelik, Mustafa Alabora, Mehmet Ali Alabora, Ziya Kürküt, Ece Uslu ve daha birçok isim bu dizide yer alıyordu.

***

90\’ların sonunda yayımlanan ve başroldeki öğretmeni Gülşen Bubikoğlu\’nun canlandırdığı Affet Bizi Hocam, şimdilerde çok popüler olan oyuncuları da televizyon dünyasına kazandırmıştır (özgü namal, ceyda düvenci, şevket çoruh, şahnaz çakıralp).

***

TRT\’nin en unutulmaz dzilerinden biri de hiç kuşkusuz Şaşıfelek Çıkmazıdı\’ydı. Başrollerinde Derya Alabora, Fikret Kuşkan, Cem Davran, Füsun Demirel gibi daha pek çok tiyotrocunun oynadığı dizi, İstanbul\’da özünü koruyabilmiş sıcak ve samimi bir mahallede geçen olayları anlatıyordu…

***

Almanya\’da evlilik yapmış ve vatan hasreti ile çocuklarını kaçırıp  İstanbul\’a gelen bir baba (Rüştü) ve onların peşinden Türkiyeye gelmek zorunda kalan Helga\’nın başından geçen olayları komik yönüyle anlatan Gurbetçileri de unutmamak lazım…

***

Gözüpek gazeteci Sedat Yalçın\’ın (Mehmet Aslantuğ) esrarengiz maceralarını anlatan Sıcak Saatler de yayınlandığı dönemde çok beğenilmişti.

***

Komik bir polisiye dizi olan Yılan Hikayesi de en çok izlenen türk dizilerinden biriydi…

***

TRT\’nin en komik dizisi deyince akla ilk gelen dizilerden biri de Yedi Numaradır hiç kuşkusuz. Üniversite okumak için Türkiye\’nin diğer dört büyük şehrinden İstanbul\’a gelen 4 kız… Köyden okuma hayaliyle gelen iki erkek öğrenci ile onların aktör olma hayalleri peşinde olan abilerinin bir evde yollarının kesişmesi ve gelişen komik olaylar…

***

TRT’nin sakin ama iddialı dizilerinden Yeditepe İstanbul’un yayını kısa sürse de kendi hayran kitlesini yarattı. Zuhal Olcay, Meral Okay, Emre Kınay, Uğur Polat, Günay Karacaoğlu, Oktay Kaynarca, Ruhi Sarı’nın da aralarında bulunduğu kalabalık bir kadronun rol aldığı dizi Türk sinemasına Özgü Namal’ı da kazandırdı.

***

Savaş Dinçel başta olmak üzere usta oyuncular ve genç yetenekleri biraraya getiren Ekmek Teknesi, güldürürken düşündüren, düşündürürken gülümseten keyifli bir diziydi.

***

ABD’de başlayıp Nevşehir’de devam eden bir aşk öyküsü üzerine şekillenen Asmalı Konak ekranlarda kelimenin tam anlamıyla fırtına gibi esti.

***

Karadeniz’in hırçın dalgalarını ekranlara taşıyan Gülbeyaz da bir dönem televizyonun en çok izlenen dizilerinden biriydi.

***

Çemberimde Gül Oya ekranın en iddialı yerli dizilerinden biriydi.

***

Bir İstanbul Masalı, klasik Yeşilçam hikayelerini baz alan bir diziydi.

***

İkinci Bahar, belki de Türkiye’de TV tarihinin köşe taşlarından biri. Nurgül Yeşilçay, Ozan Güven, Devin Özgür Çınar gibi oyuncuları da televizyona kazandırmıştır.

***

“Çocuklarım olmadan asla” sloganıyla tanıtılan Aliye, bir kaç sezon boyunca soluk soluğa izlendi. Dizinin sonu her ne kadar izleyenleri şaşırtsa da Aliye de unutulmayan dizi karakterleri arasında yerini aldı.

Diğer Liste:

1. Ekmek Teknesi

Ekmek Teknesi

2. Süper Baba

Süper Baba

3. Asmalı Konak

Asmalı Konak

4. Mahallenin Muhtarları

Mahallenin Muhtarları

5. Çiçek Taksi

Çiçek Taksi

6. Kaynanalar

Kaynanalar

7. Çılgın Bediş

8. 7 Numara

7 Numara

9. Bizim Evin Halleri

Bizim Evin Halleri

10. Çemberimde Gül Oya

Çemberimde Gül Oya

11. Ayrılsak Da Beraberiz

Ayrılsak Da Beraberiz

12. Avrupa Yakası

Avrupa Yakası

13. Bizimkiler

Bizimkiler

14. Ruhsar

Ruhsar

15. Tatlı Hayat

Tatlı Hayat

16. En Son Babalar Duyar

En Son Babalar Duyar

17. Deli Yürek

Deli Yürek

18. Sıdıka

Sıdıka

19. Yılan Hikayesi

Yılan Hikayesi

20. Cennet Mahallesi

Cennet Mahallesi

21. Aliye

Aliye

22. Bir İstanbul Masalı

Bir İstanbul Masalı

23. Sihirli Annem

Sihirli Annem

24. Kurtlar Vadisi

Kurtlar Vadisi

25. Şehnaz Tango

Şehnaz Tango

s706.photobucket.com

26. Sıcak Saatler

Sıcak Saatler

27. Bücür Cadı

Bücür Cadı

28. Şaşıfelek Çıkmazı

Şaşıfelek Çıkmazı

29. Kuzenlerim

Kuzenlerim

30. Bir Demet Tiyatro

Bir Demet Tiyatro

31. Karanlıkta Koşanlar

Karanlıkta Koşanlar

32. Kara Melek

Kara Melek

33. Nilgün

Nilgün

34. Yeditepe İstanbul

Yeditepe İstanbul

s706.photobucket.com

35. Zehirli Çiçek

Zehirli Çiçek

36. Baskül Ailesi

Baskül Ailesi

37. Haziran Gecesi

Haziran Gecesi

38. İkinci Bahar

İkinci Bahar

39. Aşk-ı Memnu

Aşk-ı Memnu

40. Aşkına Eşkıya

Aşkına Eşkıya

41. Aynalı Tahir

Aynalı Tahir

42. Serseri

Serseri

43. Öyle Bir Geçer Zaman Ki

Öyle Bir Geçer Zaman Ki

44. Kaygısızlar

Kaygısızlar

45. Ferhunde Hanımlar

Ferhunde Hanımlar

46. Muhteşem Yüzyıl

Muhteşem Yüzyıl

47. Yarım Elma

Yarım Elma

48. Hatırla Sevgili

Hatırla Sevgili

49. Aslı ile Kerem

Aslı ile Kerem

50. Yabancı Damat

Yabancı Damat

51. Behzat Ç.

Behzat Ç.

52. Leyla ile Mecnun

Leyla ile Mecnun

53. Ezel

Ezel

54. Koçum Benim

Koçum Benim

55. Yaprak Dökümü

Yaprak Dökümü

56. Dadı

Dadı

57. Karate Can

Karate Can

58. Geniş Aile

Geniş Aile

59. Oğlum Adam Olacak

Oğlum Adam Olacak

Faydalı Web Siteleri [Sürekli Güncel]

Bu liste ekşi sözlükteki “az kişinin bildiği muhteşem web siteleri” başlığından derlenmiş, yasal olmayan içerikler elenmiştir. Başka kaynaklardan edindiğim içerikleri de ekleyerek güncellemeye ve geliştirmeye devam ediyorum.

internet-bagimlilarindan-komik-kareler0Siz de yorumlarınızla besleyiniz.

45lik: Eski 45likleri kaliteli bir ses kalitesiyle dinleyebileceğiniz adres.

BallDroppings: Fizik ile müzik yapmak.

Bumerangla: Kamera, spor aleti, bisiklet gibi ürünleri günlük olarak kiralayıp, kiraya verebileceğiniz platform.

Colorize Photos: Siyah beyaz fotoğraflarınızı yapay zeka kullanarak elinden geldiğince renklendiren bir site.

Fyvor: Aliexpress, g2a gibi yüzlerce sitenin indirim kodlarının paylaşıldığı bir site.

I Pet Companion: Canlı olarak barınaklardaki kedilerle oynayabiliyorsunuz.

I Check Movies: Harikulade bir film kaydı tutma sitesi. Biraz kurcalayın, ne demek istediğimi anlayacaksınız.

MIT OpenCourseWare: MIT tarafından 2400 online ders ücretsiz olarak sunuluyor.

Microsculpture: Yüksek çözünürlüklü böcek fotoğraflarını dibine kadar zoom yapıp, detaylara çok şaşırabileceğiniz site.

Movie Locations: Filmlerde geçen sahnelerin, mekanların aslında hangi kentte, adreste olduğunu, mekanlar hakkında detaylı bilgileri öğrenebiliyorsunuz. Kim bilir belki bir gün de gider gezersiniz.

Receive SMS Online: Kayıt için telefon numaranızı isteyen siteleri atlatmak için bir numara.

Removed Social: İlginç bir proje. Akıllı cihazların insan hayatındaki yerini onları kadrajdan çıkararak gösteren bir fotoğraf projesi.

Skullsunlimited: Ne kadar yasal bilmesem de, insan dahil birçok canlının kemiklerini satın alabiliyorsunuz. Tıp öğrencileri yaşadı!

Smallpdf: Sanırım en iyi pdf çevirme sitesi, bu az kişinin bildiği bir site sayılmaz ama bence burada olmayı hak ediyor.

Zamzar: İyi bir format çevirici, converter. Neredeyse her şeyi birbirine dönüştürüyor.

4u2: Snapchatvari bir not yazma sitesi, okunduktan sonra veya son kullanma tarihi ekleyerek kendini imha eden notlar gönderebilirsiniz. Okundu bildirimi de koyabiliyorsunuz.
Brightside: Bizim onedio’ya benziyor ama çok daha ilham verici. Güneş kremini ne kadar süre saklayabileceğinizden tutun da teki kaybolmuş çorapları nasıl değerlendirebileceğinize kadar onlarca “lifehack” var.
Donottouch: İnanın bunu nasıl açıklayacağımı bilmiyorum. Birçok imlecin kolektif hareketi? Çok eğlenceli, bir o kadar da anlamsız. Denemeden ölmeyin.
Futureme: Zaman kapsülü hizmeti veren bir mail sitesi, kim 2050’ye mail yazmak ister? Önceden yazılmış halka açık mailleri de okuyabiliyorsunuz.
Get Swoosh: El hareketlerinizle bilgisayara bağımlı kalmadan sunumlarınızı yönetmek için bir site. Sitenin altında nasıl yapılacağını anlatan bir de video var.
Giveawayoftheday: Bunu TS’de bilmeyen yoktur herhalde. Her gün seçilen farklı bir programın lisansını ücretsiz veren bir site. Yeri geliyor hayat kurtarıcı olabiliyor. Bildirimleri açmanızı tavsiye ederim.
Instantlogosearch: Neredeyse sonsuz sayıda logonun .svg ve .png halini indirebileceğiniz site. (Teknoseyir yok ? )
Littlealchemy: Eğlenceli bir tarayıcı oyunu, Aristo’nun dört temel elementini kullanarak yeni elementler yapıyorsunuz. Lav, toz gibi… Mobil versiyonu da var. Bakalım kim daha çok element keşfedecek?
Myscriptfont: Kim kendi el yazısı fontunu yaratmak ister? Bu site tam size göre, sitede verilen template dosyasını yazdırdıktan sonra üzerinde her harfi elle yazıp taratıp siteye yolluyorsunuz. site size font dosyasını oluşturuyor ve indiriyorsunuz bu kadar basit.
Nişanyan Sözlük: Etimolojiye meraklıysanız bu sözlük tam size göre. Sözlükte 15,089 madde altında toplam 30,970 Türkçe sözcük bulunmak.
Readsy: Okumak istediğiniz yazıyı readsy’e copy-paste yaparak gözünüzü neredeyse hiç kıpırdatmadan tek kelimeye odaklanarak okuyabiliyorsunuz. txt/pdf de upload edilebiliyor. Hızlı okuma için ideal.
Soundweet: Sesli ekşi sözlük. Başlıklara entry yazmak yerine ses kaydı yapıyorsunuz. İyi fikir aslında neden tutmamış ki?
Teleprompter: Siyasilerin de çok sevdiği prompterlerin ilkel bir formu, ilkel dediğime bakmayın. Çok kullanışlı. Kendi yazılarınızı yazabilir, etkili bir konuşma için kullanabilirsiniz.
The Atlas of Economic Complexity: Harvard Üniversitesi’nin hazırladığı ekonomi, dünya ticareti, iktisat konularında doyurucu bilgiler veren ve bunu grafikler üzerinden anlatan (konu her ne kadar sıkıcı olsa da eğlenceli hale getirebiliyor) bir site. Ekonomiye ilginiz olmasa da muhakkak bakın.
Whiteenamel: Terk edilmiş bir akıl hastanesini gezmek ürkütücü olsa gerek! Bu yolculukta size A’dan Z’ye eşlik edecek bir site.

All The Free Stock: Herkesin bilmesi gereken sitelerden birisidir. Sitede “Creative Commons” lisanslı on binlerce ücretsiz fotoğraf bulunuyor.
Coffitivity: Çeşitli ortamlardaki kalabalıkların uğultusunu dinleme imkanı sağlayan bir site. Evde yalnız hissedenlere ilaç gibi gelecek.
Fake Update: Sahte güncelleme ekranı. Bu ekranda fare görünmez, enter’a basılırsa sahte mavi ekran belirir. ESC çalışmıyor. F11’e basmayı unutmayın.
Flat Icon: Binlerce ikonu farklı formatlarda (png/svg/eps/psd) ücretsiz indirebilirsiniz. Şimdilik 176,654 adet vektör ikon bulunuyor.
Geçmiş Gazete: Bilinen sitelerden biri lakin yine de duyanlar duymayanlara anlatsın düsturu ile yer vermeye karar verdim. Adından da anlaşılacağı üzere geçmiş gazete küpürlerini bulabileceğiniz güzel bir çalışma.
Great Language Game: Farklı dillerin haber bültenlerinden alınmış ses kayıtları üzerinden o dili tahmin ederek oynayabileceğiniz bir oyun.
Histography: Farklı konulardaki önemli olayları kronolojik olarak görselleştirmiş bir site, mouse tekerleğini çevirerek zaman aralığını arttırabiliyorsunuz. Önemli olaylar daha büyük noktalar olarak temsil edilmiş ve de soldaki istatistiklere göz atmayı unutmayın.
How Many People are in Space Right Now: Uzayda kaç insan var? Bu insanlar kim? Güncel olarak öğrenmek için bir kaynak. Sanırım internetin en yararlı ikinci sitesi. İlki için tam buraya tıklayabilirsiniz.
Insecam: Dünyadaki on binlerce güvenlik kamerasını (Türkiye de dahil) izleyebileceğiniz bir site. FAQ bölümüne bakarak site hakkında ve bu kamera verilerini nasıl aldıkları konusunda bilgi sahibi olabilirsiniz.
Learners TV: Aslında kendime saklamayı sevdiğim sitelerden biridir ama elbette çok sevgili TS üyeleri ile de severek paylaşacağım. Hemen hemen aklınıza gelecek tüm temel disiplinlerle ilgili dersleri (video, animasyon, pdf) bulabileceğiniz site. C++ derslerinden tutun da immünoloji derslerine kadar çoğu şeyi bulabilirsiniz. Yukarıdaki menü çubuğunu kullanmayı unutmayın.
Mathway: İstediğiniz matematik problemini girin, çözümünü görün.
My Fridge Food: Buzdolabınızda olanları yazıyorsunuz ve site size uygun tarifleri çıkartıyor. Maalesef menemen yok.
The True Size: İstediğiniz ülkeyi alıp dünya haritası üzerinde istediğiniz yere taşıyarak her ülkenin gerçek boyutlarını tam olarak anlayabileceğiniz bir site. Böylece dünyayı düzleme aktarırken yaşanan boyut artışını/kaybını tolere edebilir, gerçek boyutları anlayabilirsiniz. Mutlaka deneyin, şaşıracaksınız.
Wiki Loc: Dünyanın dört bir tarafından yürüyüş, dağ bisikleti ve birçok diğer aktivite için rotalar bulabileceğiniz güzel düşünülmüş bir site. Kullanıcıların yorumlarını, puanlarını değerlendirip rota hakkında bilgi sahibi olabilirsiniz.
Worn on TV: Dizi ve filmlerde giyilmiş kıyafetlerin aynısını nereden bulabileceğinizi öğrenin.

100 Years of Rock: 100 yıllık rock tarihi boyunca ortaya çıkan türlerin birbirleriyle nasıl bağlantılı olduklarını gösteren büyük bir şema var ve o türe tıklayarak neye benzediğini dinleyebiliyorsunuz.
Geo Cron: M.Ö. 3000 yılından günümüze istediğiniz bir yılı yazıyorsunuz, o yıla ait dünya haritası karşınıza çıkıyor.
Geoguessr: Sizi Dünya üzerinde bir yere bırakıyor ve orayı tahmin etmeye çalışıyorsunuz. Eğlenceli bir oyun.
Here is Today: Evrenin varoluşundan günümüze geçen süreyi basit ama etkileyici şekilde gösteriyor.
ifixit: Neyi nasıl tamir edebileceğinizi gösteren bir site, arabadan, laptop’a, tablete ve fotoğraf makinesine hatta düğme dikmeye kadar…
Lifehack: Hayatınızı kolaylaştıracak bir sürü ipucu bulunduran web sitesi.
Microwave This: Mikrodalga fırına atılmış şeylerin listesi. Tıklayın ve ampulden pastel boyaya kadar bir sürü nesnenin kızartılışını izleyin. Süpriz sonuçlar var.
Muscle Wiki: Kas çalıştırma üzerine bir ansiklopedi diyebiliriz. Giriş sayfasından cinsiyetiniz ve çalıştırmak istediğiniz kası seçiyorsunuz, o kası çalıştırmaya uygun egzersizi gösteriyor.

Radiooooo: Haritadan bir ülke, aşağıdaki bölümden bir dönem, soldan da ruh halinizi seçin. Arkanıza yaslanın. Gerisi radiooooo’nun sorumluluğunda…
Scent Map: Kullandığınız ya da kullanmayı düşündüğünüz parfümler için öneriler sunan bir site. tarzını seçiyorsunuz size parfüm öneriyor.
The Nicest Place on the Internet: Yalnız, mutsuz, terk edilmiş hisseden var mı? Siteyi tam ekran yapın ve bırakın site sizi rahatlatsın. İnternetteki en güzel yere merhaba deyin!
Unit-Conversion: Bir birimi diğerine çevirme konusunda aşmış site.

 

1- https://app.prntscr.com/tr/download.html – ekran alıntısı aracı linux, mac & win için. tarayıcılar için eklentileri de mevcut.
2- https://dictation.io/ – sesli mesaj, not yazma servisi.
3- – youtube’da uzun süreli film, video bulmanızı sağlar.
4- http://www.screenr.com/ – online olarak ekran videosu çekmenize yardım eder.
5- http://goo.gl/ – google url kısaltma servisi. detaylı raporlama sunar.
6- http://unfurlr.com/ – gezdiğiniz web sitesinin içinde zararlı link olup olmadığına bakar.
7- http://www.qlock.com/ – google map kullanarak bir şehrin yerel saati bulabilir.
8- http://copypastecharacter.com/ – klavyede olmayan özel karakterler bulun, buluşturun.
9- http://my.lovelycharts.com/ – akış şemaları, ağ diyagramları oluşturmanızı sağlar.
10- http://www.iconfinder.com/ – en iyi kalitedeki ikonları bulun, kullanın. faydalı eser.
11- http://www.office.com/- office belgeleri için hazır şablonlar bulmaya ne dersiniz? işte orası burası.
12- http://www.followupthen.com/ – kendinize ileri tarihli bir e-posta gönderin.
13- http://virusscan.jotti.org/en – şüpheli dosya veya e-posta eki tarayın.
14- http://wolframalpha.com/ – en doğru cevapları veren arama motoru. apple tarafından da destekleniyor.
15- http://www.printwhatyoulike.com/ – web sayfalarını kaydedin. mobil cihazınızda okuyun. sözlük yazarları arıyor böyle servisleri.
16- http://ctrlq.org/rss rss beslemeleri bulmak için arama motoru.
17- http://e.ggtimer.com/ – unutuyor musunuz? o halde bir de bunu deneyin.
18- http://www.pdfescape.com/ – pdf editlemek için ne yapması gerektiğini bilmeyenlere. online olarak edit yapar. süper!
19- http://scr.im/ – e-posta adresinizi online olarak paylaşanlar için büyük kolaylık. spam tehlikesi yok.
20- http://new.myfonts.com/whatthefont/ – görseldeki fontun ne olduğunu bilmenize yardımcı olur. yükleyin, bulun.
21- http://www.livestream.com/ – canlı yayın, paylaşın, izlenin. gerçi artık twitter periscope var.
22- http://iwantmyname.com/ – domain mi alacaksınız? hangi uzantıların boş olduğunu merak edenlere özel. tlds domain arama motoru.
23- http://www.homestyler.com/ – evinizin içini yeniden mi tasarlamak istiyorsunuz. size yardımcı olacaktır. test edildi.
24- http://hundredzeros.com/ – ücretsiz kindle kitapları okumak isteyenler için faydalı servis.
25- http://www.flightstats.com/ – uçakların bir harita üzerinden nereye uçtuğunu izleyin.
26- http://www.polishmywriting.com/ – gramer problemi olanlara yardımcı olur. ingilizcenize katkı yapar.
27- http://marker.to/ – sitelerde hoşunuza giden cümleleri sarıya boyayın ve paylaşın.
28- – aynı dosya üzerinden birden fazla kişiyle çalışmanın keyfi.
29- http://whichdateworks.com/ – grup planları oluşturun ve kimse ne yapacağınızı unutmasın. basit ve güzel.
30- http://everytimezone.com/ – adından da anlaşılacağı üzere dünya saatlerini öğrenmenizi sağlar.
31- http://gtmetrix.com/ – web geliştiricileri için çok özel servis. sitenizdeki sorunları bulun ve düzeltin.
32- https://www.noteflight.com/ – tarayıcıda müzik notasyonu yapmak isteyenlere gelsin.
33- https://imo.im/ – bir çok chat servisi tek bir noktada.
34- http://kleki.com/ – online basit photoshop.
35- http://www.similarsites.com/ – benzer siteleri bulmak isteyenlere özel servis.
36- http://www.wordle.net/ – görsel etiket şovlar yapmaya ne dersiniz? java gerektirir.
37- http://kuler.adobe.com/ – en çok kullanılan renkler neler? ya da bir rengin rgb kodu nedir? hepsine cevap verir.
38- http://lmgtfy.com/ – bir google aramasını başkaları adına yapın ve paylaşın.
39- http://www.midomi.com/ – duyduğunuz ama adını bilmediğiniz şarkıları bulmaya ne dersiniz?
40- http://ge.tt/ – birine dosya göndermenin en hızlı yolu! gerçekten mükemmel.
41- http://www.privnote.com/ – daha sonra okumak için notlar yazın. siteyi yer imlerine ekleyin.
42- http://boxoh.com/ – kargo takip numarasını yazın ve kargonun nerede olduğunu öğrenin. çin’de işe yarıyor.
43- http://downforeveryoneorjustme.com/ – web sitelerinin durumunu öğrenin. kapanmış mı? açık mı? acaba??
44- http://www.whoishostingthis.com/ – hangi site hangi sunucuda barınıyor bilmek isteyenlere.
45- http://disposablewebpage.com/ – geçici olarak web sayfası yapmak isteyenlere özel.
46- https://www.aviary.com/ – adobe’nin fotoğraf düzenleme servisi. ücretsiz hemde.
47- http://www.urbandictionary.com/ – slogan bulamayanlara yardımcı olur. ilham verir.
48- http://www.sxc.hu/index.html – ücretsiz ve yüksek kalitede stok fotoğraflar edinin.
49- http://scribblemaps.com/ – google’da kolayca harita oluşturmanıza yardımcı olacak süper servis.
50- http://www.alertful.com/ – önemli olayları hatırlatan gerekli bir kaynak.
51- http://www.picmonkey.com/ – çevrimiçi resim editörü. deneyin ve görün.
52- http://www.sumopaint.com/app/ – katman katman görsellerle harikalar yaratmak isteyenlere.
53- http://studio.stupeflix.com/ – güzel anılarınızı bir video şovla renklendirin. animoto gibi.
54- http://safeweb.norton.com/ – web sayfalarını güvenle gezin. online internet security.
55- https://teuxdeux.com/ – hangi günde ne yapacağınızı planlayın. to-do listler yapın ki, hayat düzene girsin.
56- https://minutes.io/new/meeting – toplantıdasınız ve yanınızda bir kağıt yok mu? o halde bu siteye girin ve notlarınızı alın.
57- https://www.youtube.com/leanback – youtube’a tv ekranından bakmaya ne dersiniz?
58- http://pancake.io/ – dropbox hesabınızı kullanarak basit web sayfaları yapın. wix gibi.
59- http://otixo.com/ – cloud hesaplarınızı tek bir noktadan yönetmenizi sağlar. mükemmel bir araç.
60- https://ifttt.com/ – tek bir noktadan emir verin. mobil cihazlarınızda, sosyal hesaplarınızda otomatik çalışan planlar oluşturun. internet hayatınızı kolaya çevirmenin en basit yolu.

61- http://add0n.com/ – tarayıcılar için mükemmel eklentiler. youtube’u en üst kalitede ziyaret edin, outlook, gmail, facebook, twitter, google+, icloud, için bildirimler alın, formları otomatik doludurun.
62- https://lastpass.com/ – artık şifreleri aklınızda tutmaya son. yaklaşık 7 yıldır premimum olarak kullandığım bu servisten herkes faydalanmalı. üst düzey koruma kalkanı ile şifrelerinizi koruyor ve saklıyor. masaüstü, (linux, mac, windows), mobil uygulamaları, tarayıcı eklentileri de mevcut.
63- https://todoist.com/ – gmail için mükemmel yapılacaklar listesi. milyonlarca kullanıcıya mail içinde yardımcı olan muhteşem uygulama. mutlaka kullanılmasını öneriyorum.

457921_o53aamapc.am – dünyadaki herhangi biri ile konuşun.
mysliderule.com – herhangi bir konuda online kurs bulun.
keyboardtester.com – çalışmayan klavye tuşlarını bulmak ve test etmek için ideal.
internetdirectory.info – internetteki sarı sayfalar.
alertful.com – önemli randevularınız için e-posta alın.
bonanza.com – fotoğraflarınızdan arkaplanı kaldırın.
cloudconvert.com – online dosya dönüştürü. istediğiniz şeyi istediğiniz şeye dönüştürün.
7cupsoftea.com – bir nevi ekşi sözlük dertleşecek insan veritabanı
forget.me – google’da unutulmak herkesin hakkı. google sonuçlarından kendinizi kaldırın.
alternativeto.net – şuna alternatif olarak hangi program önerirsincilere gelsin.
easyascii.com – konsolda home dizinin için kullanılan ~ gibi klavyede bulunması zor ascii karakterlerini kolayca kopyalayın.
gifctrl.com – gif’leri ters çevirin.
jog.fm – koşarken dinlemelik müzikler.
teachmeanatomy.info – insan anatomisini öğrenin.
pdf.yt imgur2pdf. yeterince açık değil mi?
unplugthetv.com youtube’dan rastgele eğitici videolar bulun.
50waystogetajob.com – iyi bir iş ama nasıl?
rappad.co – ona bir kelime verin size şarkı sözü yazsın.

 

 

faydalı web siteleri ile ilgili aramalar

Reklam Engelleyicileri Engellemek – Anti-Adblock-Killer

Ad-Block Plus Eklentisini Kapatmanızı isteyen Sitelerden Kurtulmak artık çok kolay.

Greasemonkey eklentisi tarayıcınıza kuruyorsunuz ve Anti-Adblock Killer | Reek scriptinide Greasemonkey eklentisine ekliyorsunuz bu kadar.

Grasemonkey Eklentisi Firefox tarayıcısı ile çalışmaktadır. Chrome, Opera gibi tarayıcılar için Tampermonkey ve Safari tarayıcısı için NinjaKit eklentilerini kullanabilirsiniz.

Benim gibi yukarıdaki uygulamalar yerine uBlock Origin reklam engelleme eklentisini kullanırsanız bunlarla uğraşmanıza da gerek kalmıyor gerçi.

Anti-Adblock Killer

anti-adblock-killerWired geçen hafta reklam engelleyici kullanan kullanıcıları için oldukça ilginç bir yaklaşım ortaya koydu. Bu kullanıcılar ya siteyi göremeyecekler ya da az bir ücret ödeyerek reklamsız erişime geçebilecekler. Üstelik kendisi böyle bir zorunluluk koyan ilk site de değil. Reklam gelirlerinin azalmasından endişe eden ve aralarında Türkçe içerik sitelerinin de bulunduğu pek çok site, reklam engelleyici yazılımlar ile benzer şekilde savaşmaya çalışıyor.

Bazı kullanıcılar bu değişimden hiç de memnun olmadığı aşikar. Reklam engelleyici program üreticilerinin ise kendi kullanıcılarını nasıl destekleyeceği yakın zamana kadar merak konusuydu.

Elbette internet bu uygulamaya boyun eğmedi ve Anti-Adblock Killer ortaya çıktı. Bu yeni program, reklam engelleyici kullanan kişileri engelleyen siteleri kandırarak reklamları görüyormuşsunuz gibi siteye girmenizi sağlıyor.

Anti-Adblock Killer, JavaScript gibi özellikleri devre dışı bırakarak sayfaları reklamsız bir şekilde ziyaret etmenizi sağlıyor. Bu demek oluyor ki reklamsız kullanan kişileri engelleyen Forbes gibi sitelere bile rahatça girebilirsiniz.

Kullanıcıları engelleyen bu sitelere karşı oldukça iyi çalışan bu programın karşısında site sahiplerinin Anti-Adblock Killer kullanan kişilere karşı ne yapacağı ise merak konusu.

 

 

Vücut Geliştirme Hakkında Bilinmesi Gerekenler

vucut-gelistirmeVücut geliştirme hakkındaki yazı bana ait değildir. Sözlüklerden topladım, kalıcı olması için buraya kopyalıyorum.

Bu sporun %49’u beslenme, %27si antrenman, %13’ü dinlenme ve %11’i de anap’tır.

 

1- süre: bu işe başlayacaksak kaç yaşında olduğumuz, bedenimizin ne halde olduğu, sigara içip içmediğimiz, alkol alıp almadığımız, spor geçmişimizin olup olmaması hiçbir sorun teşkil etmiyor, kendi ihtiyaçlarımızı karşılayacak fiziksel ve zihinsel kapasiteye sahipsek, bu sporu yapabilecek kapasiteye de sahibiz demektir. sadece tek bir unsur sorun teşkil ediyor; o da bu işi ne kadar süre yapabileceğimiz. eğer ki bu işe başlamaya karar verdiysek en az üç yılımızı bu işe vereceğimizi düşünerek başlayalım, daha kısa süreli plan yapmayalım, bu işin en önemli unsuru “süreklilik”. acelemiz yok. yavaş yavaş gideceğiz. 3 ay 6 ay yahut 1 yıl yapıp bırakacaksak hiç başlamayalım. paramıza, emeğimize bize yazık. üç yıl boyunca haftada en az “üç” en fazla “altı” kez kendimizi ikna edip vücudumuzu spor yapmaya götürmeyi gö‘z’ümüz yemiyorsa şimdiden vazgeçelim. herkes spor yapmak, herkes sağlıklı olmak, herkes iyi görünmek zorunda değil. yapabileceğimiz en büyük hata 3-9 ay içinde mucizevi sonuçlar almayı bekleyip bu sonuçların gerçekleşmediğini görünce vazgeçmek olacaktır, insanların çoğu bu hataya düşüyor, biz düşmeyelim. bir spor salonuna bir yıl veya daha uzun süreli kayıt olup bedelini peşin ödeyenler ve bedelini ödedikleri hizmeti satın almaya devam etmeyenler ciddi bir yüksek lisans tezinin konusu olabilir, bizim konuyla ilgili hiçbir bilimsel verimiz yok, ancak gözlemlerimiz bu oranın en az yüzde doksan olduğu yönünde, yine orta-üst sınıfa hitap eden bir spor salonuna 3 yıl için üye olan 2500 kişiden en fazla 200 kişinin üç yıl boyunca spora devam edebildiğini tahmin ediyoruz. yani parasını veriyor ama bu güzelim uğraştan kendimizi mahrum bırakıyoruz. pahalı spor salonlarının en sevdiği ve bu salonların asıl finansman kaynağını sağlayan bu tür tüketicilerden lütfen olmayalım. salon tercihi yaparken de çok ayrıntıya takılmayalım, bizim tercihimiz, evimize yahut işimize en yakın olan, kabul edilebilir hijyen koşullarını sağlayan salonlar olsun, zira bu işe başladığımız ilk aylarda atlamamız gereken en önemli eşik; spor yapma kararını beynimizde almak, bunu istemek ama bedenimizi o salona götürünceye kadar kadar geçecek zaman dilimi olacak, bu ‘nefis mücadelesi’ salona gidip ilk hareketi yaptığımız anda ortadan kalkacağı için yakın yerleri tercih edelim. sanılanın aksine bu mücadele zaman geçtikçe daha kolay hale gelecek, bir iki yıl içinde ise tamamen kaybolacak. uzun süreli plan yapıp uzun süreli hedeflere ulaşmaya çalışalım, ilk aydan itibaren vücudumuzdaki değişiklikleri farkedeceğiz farketmesine ama amacımız üç yıl sonraki hedeflerimize ulaşmak olsun. bu hedeflerimizi de çok yüksek tutmayalım, üç yıl sonra bile koyduğumuz hedeflerimize ulaşamayabileceğimizi bilelim, buna karşılık üç yıl sonra kesin olarak daha sağlıklı daha güçlü daha iyi görünümlü bir bedene sahip olacağımızdan emin olabiliriz. tekraren; bu iş için en önemli unsur; süre-süreklilik, bu işi düzenli olarak üç yıl yapmayı başarırsak buradan ömür boyu da yapacağız anlamını çıkarabiliriz. üstelik spor yapmak için salona gitmemiz de gerekmez. kadınlar -anlaşılabilir nedenlerle- ve bazı erkekler salona gitmek istemeyebilirler, hiç sorun değil, sadece youtube da bile bir sürü güzel evde çalışma programı var, buradan başlanabilir, evde de bu iş düzenli ve sürekli olmak kaydıyla yapılabilir, çok başarılı sonuçlar alınabilir, üstelik hiçbir alet-edevat almak zorunda da değiliz, sıfır maliyetle. yeter ki biz vücudumuza ve hayatımıza bir yerden müdahil olmaya karar verelim.

2- sakatlık: özellikle başladığımız ilk 6-12 ay boyunca yapmamız gereken belki de tek ve en önemli iş sakatlanmamak. bunu becerebilirsek diğerleri için işimiz çok daha kolay hale gelecek. ne yaparsak yapalım ama sakın ha sakın sakatlanmayalım. sırasıyla; boyun, bel, diz ve dirseklerimize-eklemlerimize özel önem gösterelim. sadece sakatlanmayalım. gerisi kolay.

3- program ve hareketler: atomu parçalamıyoruz. basit düşünelim. yine ilk 3-4 ay boyunca programımıza, set sayımıza, hareketlerimize çok takılmadan işimize bakıp, sadece çalışalım. bunların ilmini 12-14 ay sonra zaten öğrenmiş olacağız. bizim salondaki en yakın dostumuz mahallemizin delikanlısı bu işe yeni başlayan 17 yaşındaki sezai de dünya vücut geliştirme şampiyonu da üç aşağı beş yukarı aynı hareketleri yapıyor, gerçekten de dünya üzerinde bu işle uğraşan bütün insanlar evirip çevirip aynı hareketleri yapıyoruz, büyülü bir hareket mucizevi bir program maalesef ki yok. çalışacağız; bu kadar basit. başlangıç için bilmemiz gereken birkaç şey var. vücuttaki kaslar temel olarak; göğüs, omuz, önkol, arkakol, sırt, karın, kalça, üst bacak (ön ve arka), alt bacak olarak gruplandırılabilir. bunların hepsini (ama istisnasız hepsini) sırayla büyük kas gruplarından küçük kas gruplarına giderek bir şekilde mutlaka çalıştıracağız. burası mühim, ilk aylarda sadece bazı bölgeleri çalıştırırsak bu vücudun genel görünümünü ve gelişimini bozacaktır, 6 ayda bozduğumuz şeyi bazen 2 yılda düzeltemeyiz. 12-18 ay sonra yine bütün kasları çalıştırmak kaydıyla daha bölgesel bir çalışma programına gidebiliriz, aynada vücudumuza bakıp “benim kolum,göğsüm,karnım zayıf” demeyelim, illa zayıf biyerlerimizi arıyorsak biz aynaya bakmadan söyleyelim neremizin zayıf olduğunu; bacaklarımız, sırtımız ve omuzbaşlarımız zayıf. bütün kasları aynı yoğunlukla çalıştırarak vücudun genel görünümünü bozmadan ilerleyelim. bu birincisiydi, yani bütün kaslarımızı çalıştırmak. ikincisi; kullandığımız ağırlıklara önem vermeyelim, ağırlıkları hemen artırmaya çalışmayalım, ilk aylarda sadece hareketleri düzgün yapalım, gerekirse hiç ağırlık kullanmayalım, sadece hareketleri düzgün yapmayı öğrenelim kafi. burada bir ipucu verebiliriz, insanın doğal bir görünümü ve doğal bir hareket ediş tarzı var, bu doğallık içinde beyin-kas bağlantısını kurana kadar yaptığımız hareket aynada ‘estetik’ görünüyorsa muhtemelen hareketi doğru yapıyoruz demektir. üçüncüsü; zaman içerisinde sürekli bir adım ileri gitmeye çalışalım, konfor düzeyinden çıkıp hareketlerimizde ağırlıklarımızda tekrar sayılarımızda kendimizi ve kaslarımızı biraz zorlayalım ki yaptığımız işin bir anlamı olsun, bir gelişme kaydedebilelim. dördüncüsü; şimdi buraya yazamayacağımız kadar uzun birçok nedenle vücudumuzun alt bölümünü mutlaka ama mutlaka çalıştıralım, herkesin yaptığı gibi sadece kol göğüs omuzla kalmayalım, bir kol çalışıyorsak iki bacak çalışalım. bunu atlamayalım. bacak çalışalım-daha doğrusu vücudun alt bölümünde yer alan kasları da çalıştıralım. beşincisi; bu işin aslı ve doğrusu serbest ağırlıklarla çalışmaktır, ancak ilk iki-üç ay boyunca vücut adaptasyonunu sağlayana kadar makinelerle çalışmayı tercih edelim. altıncısı; vücudumuza ve kaslarımıza dinlenmeleri için yeterli süreyi tanıyalım, örneğin haftada üç gün bütün vücudumuzu çalıştırıyorsak, iki gün üst üste çalışmayalım, bunun yerine ilk gün çalışıp ikinci gün dinlenip üçüncü gün tekrar çalışalım. yedincisi; kardio yapmak kalori yakmak demektir, ağırlık kaldırmak da kalori yakmak demektir, hatta ikincisi bu amaç için daha kıymetlidir. nereden öğrendiğimizi bilmediğimiz “kilo vermek istiyorsak, kardio yapmak gerek” cümlesini unutalım. sekizincisi; posterlerini gördüğümüz, videolarını izlediğimiz o “çok kaslı-şişkin-iğrenç” adamlarla/kadınlarla kendimizi karşılaştırmayalım, ne kadar çalışırsak çalışalım, ne kadar ağır kaldırırsak kaldıralım, onlar gibi olmayacağımızı (iyi ki) bilelim, başka bir deyişle bu sporu yapanlar ikiye ayrılır; doğal olanlar – doğal olmayanlar, doğal olmayanlarla kastımız vücuduna çeşitli kimyasal/hormonal takviye yapanlar, bu insanlarla kendimizi karşılaştırıp-karıştırmayalım, insanların büyük kısmının sahip olduğu kullandığımız ağırlıkları artırdığımız zaman bu insanlara benzeyeceğimiz yanılgısından derhal kendimizi kurtaralım. son olarak; çalışmalarımızı 45-75 dakika ile sınırlandıralım.

4- beslenme: yine dıdının dıdısına giderek kafamızı çok karıştırmayalım. basit düşünelim, mesele de basit bir mesele zaten. formül; aldığımız kalori miktarı ve yaktığımız kalori miktarını dengelemek, amacımıza göre bunun bir tarafını fazlalaştırmak. kalori harcama kısmında spor var, kalori alma kısmında da yediğimiz şeylerin besin değerlerini öğrenmek var. amacımıza göre karbonhidrat, yağ ve proteini dengeli biçimde almaya çalışacağız. gramlara miligramlara çok takılmadan beslenmemizi bu üç ana besin kaynağını kombine edecek şekilde düzenleyip yolumuza devam edelim. olmuyorsa kombinasyondaki oranları makul zaman aralıklarıyla değiştirelim. yine sonuç alamıyorsak “bütün bunlar birer saçmalık” demek yerine “nerede yanlış yapıyor olabiliriz” diye kendimize sormaktan ve tezimizi yeniden gözden geçirmekten imtina etmeyelim. bu beslenme işinin tek bir doğrusu yok, doktorların “hastalık yoktur hasta vardır” önermesinde olduğu gibi farklı bedenler aynı değişkenlere farklı tepkiler verebiliyor, kişinin cinsiyetine, yaşına, boyuna, kilosuna, yaşam alışkanlıklarına ve sayısız değişkene bağlı olarak sonuçlar da değişiyor, e ne yapacağız, basit; deneyip göreceğiz. denemekten korkmayacağız. zira toplum olarak sağlıklı beslenmeyi bilmiyoruz, işin içine biraz girdikçe biraz araştırmaya başladıkça aslında ne çok yerde yanlış yaptığımızı ve konu hakkında hiçbirşey bilmediğimizi anlayacağız, okudukça kafamız karışacak, ancak tek bir noktada garanti verebiliriz: kesinlikle spor yapmaya başlamadan önceki halimizden daha sağlıklı besleneceğiz. bütün bunları nasıl öğreneceğiz? internette konuyla ilgili tonlarca bilimsel makale var, biraz vakit ayırıp bunları okuyarak öğreneceğiz, sadece kıytırık bir ekşisözlük girdisinden bütün bilgiye ulaşamayacağımızı bilip biraz çaba sarfedeceğiz, yine maalesef ki bu iş için de “sihirli-büyülü-mucizevi” bir formül yok. şimdilik formülü belki de tersten okumak meseleyi daha açıklayıcı kılacak, şöyle ki: aslında biz daha iyi bir vücuda sahip olmak amacıyla beslenme düzenimizi değiştirmiyoruz; daha sağlıklı olmak amacıyla daha sağlıklı bir beslenme düzenine geçmeye çalışıyoruz; daha sağlıklı beslendiğimiz için de daha iyi bir vücuda sahip olacağımızı varsayıyoruz. evet, aslında tam olarak böyle. bu anlamda sadece sporu değil beslenme düzenimizi de hayatımızın asli bir unsuru haline getirmemiz gerekecek. bu da sandığımız kadar kolay bir iş değil, başlangıç için gün sonunda ortalama olarak kaç gram protein-yağ-karbonhidrat aldığımızı bilecek durumdaysak işin büyük kısmını hallettik demektir. bunu nasıl öğreneceğiz? hepimizin elinin altında internet var, o gün yediğimiz şeylerin değerini, örneğin “kuru fasulye besin değeri” şeklinde aratarak besin değerlerini öğreneceğiz, yine yediğimiz içtiğimiz şeylerin ambalajlarındaki karbonhidrat-yağ-protein oranlarına bakmayı alışkanlık haline getireceğiz, bir süre sonra zaten hepsini ezberlemiş olacağız. başlangıçta ‘kalori fazlası’ veya ‘kalori açığı’ yaratmak istediğimizde bazı kaynaklarda ‘kalori hesabı’ bazı kaynaklarda ise ‘gram hesabı’ yapıldığını göreceğiz, kafamız karışmasın, ikisi de aynı kapıya çıkıyor, şimdilik 1 gram karbonhidrat ve 1 gram proteinin 4 kaloriye, bir gram yağın ise 9 kaloriye eşit olduğunu bilirsek okuduğumuz kaynaklardaki o kalori hesabı ve gram hesabını denkleştirebiliriz. sonuç olarak; sadece spor yaparak yahut sadece beslenmemizi düzenleyerek de amaçladığımız sonuçları alabiliriz lakin ikisini birlikte ele alırsak harcayacağımız zaman da yarı yarıya azalacaktır.

5- motivasyon: bu işi (en az) üç yıl yapacağımıza göre bu süre boyunca bizi güdüleyecek birşeyler lazım. örneğin, başladığımız gün, vücudumuzun her bölgesini metre veya mezura yardımıyla ölçelim, özellikle omuz ve bel ölçülerimize dikkat edelim. bunları bir yerlere kaydedelim, sonraki iki-üç aylık dönemler halinde yeniden ölçelim, bize iyi gelecektir. aynı veriyi sağlamasa da aynı amaç için fotoğraflar da kullanabiliriz, insan yıllar sonra nereden geldiğini unutabiliyor. daha önce yapamadığımız bir hareketi yaptığımızda yahut kaldıramadığımız bir ağırlığı kaldırdığımızda mutlu olmayı ihmal etmeyelim, bu da muhteşem bir motivasyon kaynağı, dünya çapında allayıp pullayıp satmaya çalıştıkları hissiyat tam da bu hissiyat. yine mümkünse ilk fırsatta bir hastaneye giderek; kan-idrar ve yaptırabileceğimiz bütün testleri yaptıralım. iki yıl sonra bütün değerlerimizin daha da düzeldiğini görmek bizim için en iyi güdüleyici olabilir. hatta mümkünse bu tıbbi testleri makul zaman aralıklarıyla yaptıralım, test sonuçlarına göre doğru yolda olup olmadığımızı anlayabiliriz. kimseyi değil vücudumuzu dinleyelim. o bize doğruları gösterecektir.

6- supplementler ve steroidler: ikisinden de uzak duralım desek de aramızdan bazıları dinlemeyecek. tamam besin desteklerini (supplementler) illa kullanacaksak ve maddi durumumuz da imkan veriyorsa kullanalım, ama hemen değil, hiç değilse ilk 6 ay vücut gelişimimize bakalım, hala illa ki kullanacağız diye ısrar ediyorsak sonraki zamanlarda belli bir sırayla kullanmaya başlayalım, malum yolumuz uzun, lakin bu ürünlerin hiçbiri olmazsa olmaz değil bunu bilelim, hepsi ayrı birer maliyet unsuru, besin desteklerinden mucizeler beklemeyelim, mucizevi ürünler arıyorsak üç tane mucizevi ürünümüz var, bunlar da sırasıyla “çalışma” “beslenme” ve “dinlenme”. supplementler dışında aman ha aman tamamen farklı bir kavram olan steroidlere bulaşmayalım. zararı bilimsel olarak ispatlanmadı falan diyenlere de inanmayalım, bu ülkede steroid kullanımı en iyi salonlardan en kötü şehirlerin en merdivenaltı salonlarına kadar sanılandan çok daha yaygın. kullanmayalım derken sadece maddenin bedenimizde uzun vadede yol açacağı hasarlardan bahsetmiyoruz, daha da önemlisi kürleri türkiye’de uygulayacak ve muhtemelen bize “akıl verecek” insancıklar zır cahil, ne yapacakları nasıl ne kadar ve ne zaman yapacakları hususlarında kulaktan dolma bilgiye sahipler, sadece yanlış kullanım nedeniyle hayati tehlike yaşayan insanlar tanıyoruz. lütfen ama lütfen gözünüzü seveyim steroidlere bulaşmayalım.

7- öğrenmek: fırsat buldukça konu hakkında okuyarak veya izleyerek kendimizi geliştirmeye çalışalım. bu mesele hakkında ciddi bir literatür oluşmuş durumda, bilimsel bilgiye ulaşmayı biliyorsak işimiz daha kolay olacak. diğer taraftan bu işin içinde “ego” dünyadaki diğer bütün işlerden çok daha yüksek düzeyde, çalıştığımız yüzlerce kişi içerisinde egosunu yenmiş insan sayısının bir elin parmaklarını geçmeyeceğini bilelim, bu nedenlerle kendimizin daha çok öğrenmesi dışındaki yollar bizi yanlışa götürebilir. daha çok okuyup daha çok araştıralım, tek yolumuz bu. bilgilerimizi de sürekli güncellemeye çalışalım, zira literatür sürekli genişliyor, yine bildiğimizi sandığımız şeyleri yeni öğrendiklerimizle/okuduklarımızla revizyona tabi tutalım, zira iki sene önce doğru bildiklerimizin bir bölümü üç sene sonra yanlışlanabiliyor. öğrendiklerimizi uygulayalım, sonuçlarına bakalım, nesnel biçimde değerlendirmeye tabi tutalım, tüm bunları yaparken de bedenimize güvenelim zira bedenimiz bize mutlaka doğruları gösterecektir. kaynak seçerken de basit bir ölçümüz olsun: bize bir şey satmaya çalışmayan ve/veya bir ürünün/firmanın/sayfanın reklamını yapmayan insanlara daha çok güvenelim. salonda kime güvenelim? eğer birisi gelip bize “bu hareketi yanlış yapıyorsun, şöyle yapman lazım” diyorsa o insana güvenmeyelim, bu işi bilenler biz yardım talep etmedikçe bize yardım etmeyenler olacaktır, bu ‘rajon’u şimdiden biz de kapalım, bu işi gerçekten bilen insanlar da kötü niyetli insanlar değil ancak gördükleri her yanlışı düzeltmeye kalksalar çalışma için ayırabildikleri kısıtlı zamanlarının tamamını yanlış hareketleri düzeltmeye harcamak zorunda kalırlar, bu yüzden biz yardım talep etmedikçe bize yardım etmeyeceklerdir, ancak yardım talep edersek büyük bir içtenlikle yardımcı olacaklarını sanıyoruz, yine salondaki kişiler arasında bacak çalışanlara, kendi vücut ağırlığıyla çalışanlara ve tüm vücudu çalıştıran hareketleri daha çok yapanlara -ceteris paribus- daha çok güvenebiliriz.

8- fayda/maliyet analizi: bu coğrafyada yaşayan toplumların en büyük sıkıntısı bir iş üzerinde sebat edememek ve uzun süreli plan yapamamak. bu bütün hayatımızı etkiliyor. en büyük faydası bu olacak, kendimizi ve hayatımızı disipline edip herşeye daha çok vakit ayırabileceğiz, yahut bunun yollarını öğreneceğiz. günde otuz dakika boyunca oturduğunuz yerde yumruklarımızı sıkıp bırakmak veya kollarımızı kaldırıp indirmek veya oturduğumuz yerden kalkıp evin içinde bile yürüyüş yapmak veyahut herhangi bir fiziksek aktivite yapmak yapmamaktan iyidir/faydalıdır. nokta. bu anlamda sözlükteki bütün tartışmalar da beyhudedir. sözlük bu tartışmalar ve karşılıklı laf sokmalar vesilesiyle toptan beyhude bir yer haline gelmiş de olabilir, bu başlık altında dönen tartışmaları göz önüne alırsak, ‘göt göbek büyütmek’ olarak tabir edilen tercih de kişisel bir tercihtir ve bizce son derece saygı duyulması gereken bir tercihtir, neden spor yapmama kararı eleştirilir hiç anlamıyoruz, tıpkı vücut geliştirmeye gönül vermiş insanların bu kadar ‘zalımca’ eleştirilmesini anlayamadığımız gibi, uzatmayalım, bizim kararımız eğer ki günde otuz dakika yukarıdaki fiziksel aktivitelerden birini yapmaksa sorun artık bir optimizasyon sorunudur. madem otuz dakikamızı veriyoruz nasıl daha iyi sonuç alabiliriz formülünü çözeceğiz, yine basit. elbette ki bunun tek yolu vücut geliştirme değil; dileyen yürüsün, dileyen koşsun, dileyen yüzsün, dileyen dövüş sanatlarına meyletsin, dileyen halı saha maçı dileyen yoga yapsın hiç farketmez; yeter ki hareket etmeye başlayalım ve bunu bir düzen içinde (haftada en az üç kez) ve sürekli (en az üç yıl) yapalım. zaten bütün bu spor dalları birbirini destekliyor, birbirinin karşısında konumlandırmamız gerekmez, yine yıllar sonra zaten yerimizde duramadığımız için yeni spor dallarıyla da aynı zamanda uğraşacağız. bu çerçevede; naçizane biz en başta belirttiğimiz hedeflere ulaşmak için en efektif yöntemin ‘vücut geliştirme’ olduğunu düşünüyoruz, düşünmekle kalmıyor, bunu kendimizde ve çevremizde sınayarak hayatla karşılaştırıyoruz, yıllar içinde alınan sonuçlara göre de çevremizdeki sevdiğimiz insanlara bu işi şiddetle öneriyoruz. başka arkadaşlar da (x) fiziksel aktivitesinin bu işten daha efektif/faydalı olduğunu iddia edebilirler, başımız gözümüz üzerine, kendileri de bu (x) aktivitesiyle uğraşsınlar ve mesele kapansın, bu tercihler nasıl “kalp kırma” seviyesine kadar geliyor onu işte hiç anlamıyoruz, uzatıyoruz, keselim. hülasa, herhangi bir fiziksel aktiviteyi uzun süre yapabilirsek özellikle kafa işinde çalışanların işleri daha da kolay hale gelecek. bu işin fiziksel-zihinsel ve ruhsal faydaları saymakla bitmez, lakin ne yeri ne de zamanı, bir bölümü zaten ‘spor yapmak’ başlığı altında tartışılmış, devam edelim. üç yıl ve daha uzun süre bu işi yaptıktan sonra karşımızda bir tehlike belirecek; artık hiçbir ağırlık bizi tatmin etmeyebilir veya vücudumuzun çok düzgün halini bile beğenmeyebiliriz, burası tehlikeli bir nokta, vücut geliştirme hayatımızın merkezi haline gelebilir, bağımlılık düzeyinde tüm yaşantımızı ele geçirebilir, bu hataya düşmeyelim, bu işe başlarkenki amaçlarımızı unutmayalım, bu işi hayatımızı güzelleştiren bir hobi olarak görmeye devam edelim.

9- keyfini çıkaralım! bu da en az diğer maddeler kadar mühim. bu iş çok keyifli. valla! keyfini çıkaralım.

 

  1. devamlilik

devamliliktan kastim haftanin 7 gunu, 5 yil boyunca calisman lazim demek degil. devamliliktan kastim haftanin 3 gunu ama hic aksatmdan ve ayni egzersizleri yaparak calis demek. aksatirsan veya egzersiz rutinini degistirip durursan sonuc alamazsin bu kadar basit. benim tavsiyem tam olarak haftanin 3 gunu calisman. daha fazla degil. peki ne kadar sure sonra vucudumda fark gormeye baslarim dersen iste bu kisiden kisiye degisiyor. kimisine 3 ay yetiyor kimisine 6 ay gerekiyor. 1 yil calismasi gereken de oldu ama 6 ay icerisinde bir sonuc alamazsan gel yuzume turkur. peki bu sure neden degisiyor dersen iste genetik orada devreye giriyor. zaten dikkat ettiyseniz olayin genetikle alakasi yok demedim. sadece genetik vucut gelistirme icin bir engel degildir iddiasindayim. ve gayet de ciddiyim. bunun yani sira kisinin ilk kilosu ve yasi da bu sureyi etkiler.

  1. yeterli miktarda dinlenme.

once “kas egzersizi yaparken olusur” diyen saflar varsa onlari bir egitelim. hayir guzel kardesim kas uyurken buyur. yani egzersiz esnasinda mikronluk yirtiklar olusturdugun kas tellerinin tamiri esnasinda olur. bu da en fazla uyurken olur. gun icinde de tamir devam eder ama en cok uyurken olur. tabi burada hipertrofik kas gelisiminden bahsediyorum. neyse seviyeyi cok yukseltmeyeyim. yaziyi mumkun oldugunca basit tutmaya calisiyorum. detaylari tartismak isteyenler ozelden gelsin. en basit haliyle olan su. kas tellerini iplik gibi dusun. egzersiz esnasinda bu ipliklerin bazilarinda yirtiklar olusur. vucut da bu kopan iplikleri dugum atarak birlestirir. dugum atildigi icin de kasin o bolgesi daha kalin olur. zaman icinde bu dugumlerin sayisi arttikca kas buyur. bunun yani sira baska etkiler de kas buyuklugunu arttirir ama temelde olan bu.

bunun olmasi icin duzgun uyuman sart. ihtiyacin ne kadar bilemem tabi. kimisi 7 saat uyur kimisine 9 yetmez (yine genetik giriyor isin icine) ama uykusuz kaliyorsan kas gelisimi bekleme. bosuna calistiginla kalirsin. tavsiyem en az 8 saat uyumaya calisin. ayrica haftada 3 gun tavsiyemin sebebi her calismadan sonraki gunu bos birakmaniz. bu da efektif bir kas tamiri olsun diye. eger ustuste kas calisirsaniz vucut ayni basariyla kas tamiri yapamiyor. tamamen farkli kas gruplarini hedefleseniz bile tamir yeterince etkili olmuyor. sebebi konusunda degisik hipotezler var ama benim fikrimi sorarsaniz olan su. tamir icin gerekli maddelerin vucuttaki miktari sabit cunku vucudun yiyeceklerden absorbe edebilecegi besin miktarinin bir limiti var. dolayisi ile tamir edilecek kas miktarini arttirirsaniz her bir bolgedeki tamir edilecek kasa giden malzemeyi dusurmus oluyorsunuz. o yuzden calismalardan sonra mutlaka en az 1 gun bosluk birakin. mesela pazartesi persembe cumartesi gibi bir program olabilir.

  1. duzgun beslenme

evet kas yapmak icin bozulan kaslarin tamir edilmesi gerektigini soylemistim. bu tamir icin gerekli malzeme de yedigimiz besinlerden gelicek. tabi ki basta protein olmak uzere bir takim besinlere ihtiyac duyuyor vucut. eger bunlari eksik alirsaniz, yine kas tamiri mumkun olmadigindan bosuna calismis olursunuz. simdi nasil yiyeyecez? insan gibi degil hayvan gibi yemeni istiyorum tophaneli.

yediginiz gidalardaki besin degerlerini takip edebiliyorsaniz ne ala. google bile artik yazdiginiz besinlerin iceriklerini gosteriyor (en azindan ingilicesi yapiyor bunu). ama http://nutritionfacts.org/ veya http://nutritiondata.self.com/ gibi bircok siteden gerekli bilgiyi alabilirsiniz. inglizce bilmiyorsaniz bile yediginiz besinlerin ingilizcelerini bir sozluk yardimiyla bulup bu siteye yazdiginizda cikan tabloyu asagi yukari anlayabilirsiniz diye dusununuyorum. zira besin tablosundaki kelimelerin ingilizcesi ile turkcesi asagi yukari ayni (protein -> protein, carbohydrate -> karbohidrat). zaten 10-20 tane besin var. onlarin da ingilizcesini sozlukten bakar ogrenirsiniz.

eger aldiginiz gidalarin icerigini takip edemiyorsaniz o zaman mumkun mertebe protein ve karbohidrat agirlikli yiyeceklere yonelin. en guzel protein kaynagi beyaz tavuk eti. karbohidrat’i ise en kolay pilav veya makarnadan alirsiniz. kilo agirliginizin 2 kati kadar gram protein ve karbohidrat almaniz gerekiyor. mesela 80 kiloysaniz 160 gram protein ve karbohidrat alin. 160 gram protein az bir miktar degil ve et, sut urunleri ile bu rakama ulasmak zor oluyor. ulassak bile yaninda gelen kolesterol tehlikeli miktarlarda oluyor. o yuzden protein tozu takviyesi sart. simdi protein tozu dogal bir besin degil ama genellikle dogal besinlerden damitilmis protein ile uretilir. genelde sut urunlerinden uretilir. o yuzden steroid gibi sagliksiz maddelerle bir tutulmamasi lazim. tabi ki her seyin fazlasi zararli olabilir ama protein tozunda o esik cok yukarilarda. bol sivi ile tuketildiginde sorun olusturmamasi lazim. o yuzden de musabaklarda yasaklanmis performans arttirici maddelerle bir tutulamaz.

bunun yani sira yesillikleri de ihmal etmeyin. belli basli mineraller ve vitaminlerin de ideal degerlerinde olmasi lazim. kalsiyum ve d vitamini degerlerinin yuksek olmasi lazim ki kemikler yuksek agirlik altinda duzgun faaliyet gosterebilsin. kalsiyum icin bol bol yogurt, sut ve peynir oneriyorum. bu gidalarda protein de yuksek. d vitaminini disaridan hap ile takviye aliyorum. 2000iu’luk haplardan kullaniyorum.

edit 2: burada yanlis bilgilendirme yapmisim doktorla olan muhabbeti yanlis hatirladigim icin. doktor ilacin ustunde gunluk yetiskin ihtiyaci 400iu yazar bu revize edildi 2000iu’ya cikabilirsin ilacin ustundeki rakama takilma demisti. ben bunu yanlis hatirlamisim. 2000iu hala uygun gordugunu soyledi. zaten amerikan national institute of health‘in soyledigi rakamlar dahilinde bir rakam ama isterseniz siz 600iu’yu gecmeyin.

son olarak da testosteron orani cok ama cok onemli. kas tamirini tetikleyen hormonlar icindeki en onemlisi testosteron. zaten steroid’ler ozunde testosteron arttiran maddeler. o yuzden etkililer. ben tabi ki de steroid takviyesi onermiyorum kesinlikle. cunku yan etkileri cok korkutucu. sadece testosteron degerinizin normalin altinda olmamasina onem vermeniz lazim. cavusu gunde 3 kere tokatliyosaniz mesela o is olmaz haci. uykunuzu alamiyorsaniz testosteron duser. az yemek yiyorsaniz, stres varsa felan hep bunlar testosteronu etkiliyor. cok hassas bir hormon kendisi. bazi mineraller testosteron’un makul seviyere ulasmasina fayda ediyor. cinko ve magnezyum miktari dusuk olunca testosteron seviyesi normalin altina dusebilir. bu konuda sihirli bir yiyecek var ve cok az biliniyor bu sihri. bu mucizevi yiyecek kabak çekirdeği. her gun bir avuc yiyin sonra bana tesekkure geleceksiniz. evet yag orani fazla ama dogal yaglardan kacmayin. ayrica icinde ciddi miktarda protein de iceriyor. cinko ve magnezyum da cok yuksek. dolayisi ile mineral eksikliginden oturu dusen testosteron’u yukseltmede birebir ki cogu insanda problem bu eksiklik. findik felan diyorlar afrodizyak icin hayir dogal afrodizyak budur arkadaslar cunku testosteron’u gercekten arttiriyor. neyse konudan sapmayalim.

ozetle cok yemeniz lazim. gunluk kalorik ihtiyaciniz neyse onun ustune cikacaksiniz ki bir kismi vucutta kalsin. suradan ne kadar kalori ihtiyaciniz olduguna bakabilirsiniz. cikan sayinin ustune cikmaniz gerekiyor. ote yandan dogal olmayan yaglardan ve asiri sekerden uzak durun. seker icin en ideal kaynak meyveler. bol bol meyve tuketebiliyorsaniz ne ala. ne meyveye erisiminiz varsa onu tuketin. miktari bol tutun. en cok muzu oneriyorum. kas calismasi esnasinda gereken potasyumu karsilamada etkili oldugu icin.

simdi bir kisminiz digebilir ki “e cok yersek kilo alip got gobek salmaz miyiz?”. hayir. duzgun bir egzersiz programiniz varsa boyle bir sey olmaz. egzersiz programi da tabi ki cok onemli ve istek olursa o konuda bir devam yazisi yazabilirim.

  1. hareketleri dogru yapma.

ecnebinin full range of motion dedigi bir olay var. yani yaptiginiz hareket neyse onu duzgun ve tam yapmak. hareketi duzgun yapmazsaniz en iyi ihtimalle sonuc alamazsiniz, en kotu ihtimalle sakatlanirsiniz. o yuzden yaptiginiz hareketin dogrusunu ogrenmek zorundasiniz. yoksa ya hedeflediniz kas grubu calismaz yada eksik calisir. o yuzden tum kasta degil sadece bir kisminde tamir edilecek hasar olusturursunuz. bu da hedeflediginiz buyumeyi saglamaz. ayrica eksik calisilan kaslar kas dengesizligi de olusturabilir. bu da uzun vadede sakatlanmaya kadar gidebilecek sonuclar yaratabilir.

peki hareketin dogrusunu nasil ogrenecez? youtube diye bir olay var bildin mi kardes? orada zibille video var hareketin dogrusu nedir nasil yapilir otur incele. sonra cok hafif bir agirlikla veya agirliksiz tekrar etmeye calis. kendi video’nu da cek ve karsilastir. zamanla dogrusunu yapmaya baslarsin merak etme. bilenlerden destek alabiliyorsan ne ala ama alamiyorsan hareketin dogrusunu youtube’a bakarak bile ogrenebilirsin. hareketin teknigini ogrenmeden kilolari arttirma sakin. cunku sakat kalma ihtimalin var. once teknigini oturt sonra agirlik eklersin merak etme.

bir diger konu da hareketin niceliginin degil niteliginin onemli olmasi. yani az tekrar yap ama hareketi kaliteli, dogru, duzgun yap. ben mesela setleri 5-6 tekrar yapiyorum. neden? cunku hareketi duzgun yaparsan bu yeter. ayrica set aralarinda 90 saniye ara veriyorum (sureyi tam olcmek icin akilli telefon uygulamasi kullaniyorum) cunku yeterli miktarda dinlenmeden hareketi yapmaya kalkarsaniz ya hareketin kendisini tam yapamazsiniz yada seti tamamlayamazsiniz ki ikiside kotu. bir diger konu da vucuda uygun agirlik secmemek. spor salonunda cokca karsilastigim bir durum bu. adam yuksek agirlikla calisiyor ama hareketi eksik yapiyor. aman egosu zarar gormesin. 200 kilo squat yapiyor ama bacaklar 45 derece’nin altina inmiyor. hareketi duzgun yap desen 100 kilo cekemez. ama o zaman da egosu zarar gorur. bu sekilde kas yapilmaz arkadaslar. hareketi tam ve duzgun yapmaniz gerekiyor. yoksa yine vaktimizi bosa harcamis oluruz. ayrica vucudun kaldirabileceginden fazla agirlik kullanmak buyuk sakatlik riski demek. o yuzden zor olacak ama simdi sakin ol ve o egonu yavasca yere birak ve rahat kaldirabilecegin agirliklarla basla.

  1. agirlik miktarini yavas yavas arttirma.

vucut gelistirmenin bir diger olmazsa olmazi agirlik kullanmaktir. kaslar yuk artinca ona tepki verir ve sismeye baslarlar. ote yandan ayni agirligi 1000 kere kaldirip indirmekle bir yere varamazsiniz. en fazla endurance kazanirsiniz hepi topu o. kaslarinizin sismesini istiyorsaniz maruz kaldigi yuk miktarini zamanla arttirmaniz lazim. ama bunu kontrollu bir bicimde yapmalisiniz. yoksa ya belli bir agirlikta takilir kalirsiniz yada daha kotusu yiyemeyeceginiz agirligin altina girip sakatlanirsiniz. bazen goruyorum spor salonunda hayvan gibi şey yapıyorsunuz yahu. halbuki agirligi 20 kilo azaltip yavas yavas arttirsa o takildigi kiloyu 3-4 haftada gececek. ama farkinda degil. onun icin agirligi yavas yavas arttiriyoruz. agirliklari her hafta 2-4 kilo arttirmayi hedefleyin ama kesinlikle daha fazla degil. tabi bunun icin her hareketi kac tekrar ile kac kilo kullanarak yaptiginizi muntazam bir sekilde kaydetmemiz lazim. ha hafizaniz superse sorun yok ama iddia ediyorum dusundugunuz kadar iyi degilsiniz. o yuzden bir kagida isleyin kac tekrari kac kilo ile yaptiginizi. bunun icin app’ler de var ama ben google sheets’e yaziyorum sadece. bunu yapmazsaniz kucuk adimlarla agirlik arttirmayi basaramazsiniz. ve sonuc alamazsiniz.

simdi ornek olarak squat yapiyosunuz diyelim ve ilk hafta kendi vucut agirliginizla basladiniz. bir sonraki hafta elinize 2’ser kiloluk agirlik aldiniz. ucuncu hafta 4 kiloluk. bu sekilde 10 hafta sonra olimpik bara (ki 20 kilodur) 2 adet 10 kiloluk agirlik ile squat yapiyor hale geliyorsunuz. 6 ay sonra ise olimpik bara 4 adet 20 kiloluk agirlik takar hale geliyorsunuz. bu agirligi kaldirip da fit olmamaniz icin bastan 2 metrelik 150 kiloluk bir adam olmaniz lazim. ki oyleyseniz bile bu 6 ay icerisinde 10-20 kilo vermis olursunuz en azindan. ben bu agirligi kaldirip da fit olmayan bir adam gormedim. simdi sakin 105kg+ olimpiyatcilari ornek vermeyin bana. onlar bu ilk soyledigim kategoride zaten toraman olan tipler.

tabi herkes muntazam bir sekilde bu agirliklari arttiramayabilir. kimisi haftada en fazla 2 kilo arttirabiliyor ki o da olumlu. 1 sene sonra bu fit adam olacaksiniz demektir ama onunde sonunda bu adam olacaksiniz merak etmeyin. sadece egzersizleri aksatmayin ve kaydini duzenli tutun ki ne kadar arttiracaginizi bilesiniz.

bir de dusuk agirlikla veya agirliksiz baslamanin diger faydasi da hareketin teknigini oturma imkani bulmaniz. sakatlanma riskini ortadan kaldirmaya calisiyoruz yani.

neyse gencler cok uzattim lafi. umarim birilerine faydasi dokunur. istek olursa bir sonraki yazimda hangi egzersizler faydali onu yazarim. dedigim gibi egzersiz programi da cok da onemli. kotu veya kaotik bir programla ancak marjinal sonuclar alinabiliyor.

edit: imla bozukluklarini ve anlam dusukluklerini gidermeye calistim. ayrica beklemedigim kadar cok geri donus aldim. hepinize tesekkur ediyorum ama hepsine yetisemiyorum. bir sonraki yazimda basit ama etkili bir egzersiz plani paylasacagim. simdiden soyleyeyim klasik spor hocasi programlardan farkli olacak. ve farkli olmasinin sebeplerini de aciklayacagim. zaten bu fark etkli olmasindaki en buyuk etken.