Mona Lisa’yı Kurtarmak

Almanya, 1938 Martında Avusturya’yı ilhak ettikten sonra, Fransa ulusal müzelerinin mudur yardımcısı Jacques Jaujard, savaşın önlenebileceği küçük umudunu da kaybetmişti. İngiltere’nin olan bitene seyirci kalmama politikasının dahi, Nazi işgalini engelleyemeyeceğini ve Fransa sanat eserlerinin de bu işgalden payını alacağını gayet iyi biliyordu. Hitler ve kurmayları, işgal etmeye hazırladıkları ülkelerin sanat koleksiyonları için bir liste yapmışlardı ve listenin en başında 140 yeldir Louvre’un gözbebeği Mona Lisa bulunuyordu. Bu nedenle Jaujard, Louvre’un küratörü René Huyghe ile birlikte, Louvre koleksiyonunun tamamını tahliye etmek için gizli bir plan hazırladı.

1939 Yılının yaz ayinin sonlarına doğru, savaş canlarının iyiden iyiye çalmasının başlamasıyla, Jaujard ve ekibi, eserlerin tahliyesi için Fransa kırsallarında, gözlerden uzak, sadece yağma değil, bombalanma tehlikesi olmayan şatoları, kiliseleri ve gözlerden uzak müzeleri belirledi.

25 ağustos 1939’da almanlar ve Sovyetlerin saldırmazlık anlaşması imzalısından sonra Jaujard harekete geçti ve üç günlük rutin bir onarımı bahane ederek müzeyi kapattı. Louvre çalışanları, Louvre okulundan öğrenciler ve mağaza isçileri, gece gündüz çalışarak, tabloları çerçevelerinden çıkardılar, heykelleri sandıklara yerleştirdiler. Eserler, tahliye önemlerine göre renklendirildi, koleksiyonun çoğu standart sarı ile büyük önem taşıyan eserler yeşil ve küresel önem taşıyan eserler kırmızı ile işaretlendi. Mona Lisa, kavaktan yapılma bir kutunun içine kadifeye sarılarak yerleştirildi. İçinde bulunduğu kutu üç kırmızı nokta ile işaretlendi (bu şekilde işaretlenen tek eserdir) tahliye, savaşın, Almanya’nın Polonya’yı işgal ettiği gün olan 1 Eylül 1939’da resmiyet kazanmasından sadece üç gün önce, 28 ağustos 1939’da başladı. İlk durak, 1000 sandık eski eser ve 286 tabloya ev sahipliği yapacak olan Loire vadisiydi. Bu esnada, Mona Lisa standart kamyonlarla değil, titreşimden etkilenmemesi için, elastik süspansiyonlu bir sedye ile ambulansta taşınmıştı.

Mona Lisa, ilk durağı olan Loire vadisinin en büyük şatosu olan Chateau de chambord’a ulaştığında, ikinci adresini beklemeye başladı.

Polonya’nın işgalinden iki gün sonra, 3 Eylül 1939’da, Fransa, Almanya’ya savaş ilan ederek, resmen ikinci dünya savaşına katilmiş oldu. Elbette bu, Jaujard ve ekibinin “son sevkiyat” için ellerini çabuk tutması anlamına geliyordu; 1863 yılında Semadirek adası açıklarında üç parça halinde Fransa’ya taşınan Semadirek kanatlı zafer heykeli. 3 ton ağırlığındaki bu yapının da, 3 Eylül aksamı güvenle kamyona taşınmasıyla 3690 eser Louvre’dan güvenle çıkartılmış oldu.

1939 Kasımında, Mona Lisa, ilerleyen alman ordumsudan korunmak için, büyük boyutlu tabloların saklandığı en kuzeydeki sanat deposu olan Louvigny’e transfer edildi. Tablo bu kez yine ambulansla taşındı, ancak bu sefer nemi sabit tutmak için ambulans zırhlı bir kamyonetin içine alınmıştı.

Jaujard ve diğer yetkililer, bu değerli eserleri hem Nazilerden hem de işbirlikçi Vichy hükûmetinden uzak tutmak için üç kez daha taşımak zorunda kalacaktı.

1940 Yılının haziran ayında, Fransa’nın teslim olması ve doğudan gelen mülteci akını ile Mona Lisa, kukla Vichy hükûmetinin bir nevi serbest bölgesi olan güneye taşındı. Bu seferki adresi, Toulouse’a 120 km mesafede yer alan Loc Dieu Manastırıydı. Bu manastır 1409 yılında yanmış ve güçlendirilerek inşa edilmesinin ardından 1470 yılında tekrar açılmıştı. Ancak küratörler bu kez de nemin resimlere zarar vereceğini düşünüyordu. Mona Lisa ve arkadaşları bu sefer, daha güneye İngres müzesine taşındığında tarihler 3 Ekim 1940’i gösteriyordu. La Joconde, Montauban piskoposunun bu eski ikametgâhında iki yıldan fazla kalacaktı.

Ağustos 1942’de, müze, şiddetli bir fırtınayla büyük bir zarar gördü ve 69 tablo ıslandı, ancak Mona Lisa bunlardan biri değildi.

1943 yılının baslarında Jaujard artık burayı da güvenli bulmamaya başladı, bu şüphesinde, Almanların 1942 Kasımında güneydeki serbest bölgeyi işgal etmeye başlaması yatıyordu. Çünkü müze, artık bir bombalama hedefi haline gelen Tarn nehri üzerindeki Vieux köprüsüne sadece metrelerce uzaklıktaydı.

Şubat 1943’te, Mona Lisa son adresi olacak olan güneybatı Fransa’daki Chateau De Montal’e taşındı.

Paris, müttefikler tarafından 25 ağustos 1944 yılında özgürlüğüne kavuşturuldu, Almanya’nın da 8 Mayıs 1945 tarihinde kayıtsız şartsız teslim olmasından sonra Mona Lisa’nın eve dönme çalışmaları başladı. Ancak Louvre, savaş esnasında oldukça zarar görmüştü. Almanlar, müzede kalan az sayıdaki eserleri yağmalamış ve galeriler bomboş kalmıştı. Mona Lisa, 16 Haziran 1945 yılında evine dönerken, Louvre 1945 ve 1946 yıllarında ciddi bir tadilat görecekti. Da Vinci’nin dünyaca unlu eseri, ziyaretçilerle yeniden buluştuğunda ise tarihler 6 Ekim 1947’yi gösteriyordu.

Basta jaujard olmak üzere birçok kişi Mona Lisa’yı altı yıl boyunca korumak için olağanüstü caba göstermişti. Ekibin lideri jaujard, savaştan sonra onur madalyası ile ödüllendirilmiş ve ismi Louvre üniversitesi giriş kapısına verilmiştir.

Bugün, kursun geçirmez bir camin ardında, yıllık 6 milyon ziyaretçi ile buluşan Mona Lisa, hayatta kalmasını iste bu Parisliye borçludur.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.