İki Milletvekili

iki milletvekili portresi. Ülkemizdeki son durumu özetler nitelikte

Sebahat Tuncel

22 Temmuz 2007 Genel seçimlerinde DTP’ den İstanbul milletvekili seçildi.

pkklı milletvekili sebahat tuncel

PKK LI milletvekili Sebahat Tuncel

DTP’nin delegesi olarak pasaportuyla yasal yollardan 12 Haziran 2004′te Şırnak-Habur sınır kapısından Irak’ın kuzeyine geçti, örgütün 2004′te buradaki kamplarında yapılan PKK Demokratik Kurtuluş Partisi (PRD) kongresine örgüt mensuplarının giydiği kıyafetlerle katıldı, 20 Ağustos 2004′te Habur sınır kapısından yurda giriş yaptı, 5 Kasım 2006′da yasa dışı örgüt mensuplarının Bağcılar DTP ilçe binasında yaptığı toplantı sırasında yakalandı ve PKK üyesi olduğu anlaşıldı.

Tanık ve gizli tanıkların ifadelerinde ise Tuncel’in İstanbul’da bazı molotoflu eylemlerin talimatlarını verdiği anlatıldı. Tuncel’in örgütün dağ kadrosuna eleman gönderdiği ifade edildi. Mahkeme, suçlamalarla ilgili tanık ve gizli tanıkların ifadelerinin birbirleriyle örtüştüğünü, tanıkların anlattıkları eylemlerin emniyetten istenen raporlarla da teyit edildiğini vurguladı. Kararda bir tanığın, örgütün ve avukatların baskılarına, ailesinin öldürüleceği yönündeki tehditlere rağmen ifade verdiğini söylediği yer aldı.

Kartepe Deniz otobüsünü kaçıran PKK’lı Mansur Güzel’in bomba yapmaktan aranan kardeşi Şeyma Güzel’e VIP üzerinden “Kandil Refakati” yaparken görüntülendi, Tuncel’in, terör örgütünün şehir merkezlerinde illegal eylemler yapmak için oluşturduğu gençlik yapısı ÖSB’nin (Öz Savunma Birlikleri) İl ve Ülke sorumlularıyla sık sık bir araya geldiği ortaya çıktı, Daha önce PKK’lı Şeyma Güzel’i Volkswagen Jetta marka TBMM kartlı aracıyla taşıyan Tuncel’in, ÖSB Yöneticisi Ateş’i de aynı aracıyla defalarca taşıdığı, çeşitli adreslere bırakıp geri aldığı belirlendi. Tuncel’in araç ve mekan dokunulmazlığı nedeniyle uzun süre ertelenen operasyon, Ateş’in tek başına kaldığı bir sırada gerçekleştirildi. Cafer Ateş, 2 Mayıs 2011 PKK terör örgütü üyesi olmaktan tutuklandı.

Kendisini sıkı bir Kürt milliyetçisi olarak görüyor. Babasının açıklamalarından da bu ailenin kendilerini Alevi Kürdü saydıkları anlaşılıyor. Sabahat; Kürtlük’ten de öteye gidip Kürt ırkçılığı yapan PKK’ya katılıp Türk askerlerini vuranlara destek veriyor.BDP milletvekili Sebahat Tuncel, Tunceli’de 30 Haziran 1996’da askerlerin bayrak merasimi sırasında düzenlediği intihar saldırısıyla 8 askeri şehit eden PKK’lıyla ilgili, “Bugün rahat siyaset yapmamızı, bu kadar rahat konuşmamızı bu arkadaşlarımıza borçluyuz” dedi.

7 Temmuz 2007′deki genel seçimlerde, İstanbul 3. Bölge’den bağımsız milletvekili seçildi ve yargılandığı bu dava kapsamında tutuklu bulunduğu Gebze M Tipi Kapalı Cezaevi’nden 24 Temmuz 2007′de tahliye edildi.

Engin Alan

emreozcan

1965 yılında Kara Harp Okulu’nu bitirdi. Çeşitli birliklerde görev yaptı. Daha sonra Kara Harp Akademisi’ni bitirerek kurmay oldu. 1974 yılında Kıbrıs Harekâtı’nda görev aldı.

1992 yılında Tuğgeneralliğe terfi etti. 16. Zırhlı Tugay Komutanlığı ile Bakü Silahlı Kuvvetler Ataşeliğine getirildi.1996 yılında Tümgeneralliğe terfi etti. Genelkurmay Özel Kuvvetler Komutanlığı’na atandı.

1999 yılında PKK lideri Abdullah Öcalan ve 2. adam Şemdin Sakık’ın yakalanması operasyonlarını Özel Kuvvetler Komutanı olarak bizzat yürüttü.

30 Ağustos 2000 tarihinde Korgeneralliğe terfi etti. Korgeneral rütbesinde sırasıyla; 8. ve 2. Kolordu Komutanlıkları ile Lojistik Komutanlığı görevlerini üstlendi. Ağustos 2004 Yüksek Askeri Şura’sında görev süresi bir yıl uzatıldı. Kara Kuvvetleri Lojistik Komutanı’yken Ağustos 2005’de emekliye sevkedildi. Emekli olduktan sonra Türk Silahlı Kuvvetleri Güçlendirme Vakfı’nın Genel Müdürlüğü görevini yürüttü.

Çok iyi düzeyde Rusça ve iyi düzeyde İngilizce biliyor.Kıbrıs Savaş Madalyası, TSK Üstün Cesaret ve Feragat Madalyası, TSK Başarı Madalyası sahibi.

1 Haziran 2012’de Ankara 12. Ağır Ceza Mahkemesi tarafından, 28 Şubat süreci soruşturmasından da tutuklandı. 2012 yılında Balyoz davası sonucunda suçlu bulunarak 18 yıl hapse mahkum edildi.
“Ben hayatımda Aspirin almamış adamım. İlk kez hastanede yatıyorum ve bu bana çok koyuyor. Son yaşadıklarımızın etkisiyle tansiyonumda anormal oynaklıklar, kalpte bozukluk ortaya çıkınca buraya yatırdılar. Şimdi hayatımda ilk kez bir sürü ilaç veriyorlar. Ben dağlarda ölümlerden dönmüş adamım. Kucağımda nice Mehmetçikler, hatta Emir Subayım şehit düştü. Üç kez helikopterde mermi yedim, iki kez yerde PKK tarafından tarandım. Kuzey Irak’ta Metina dağlarında Tümgeneral rütbesiyle tam 38 gün kaldım, vücuduma su değmedi.
Bitlendim. Ben bedavadan yaşayan adamım. Ölümden korkmam. Ben bunlardan mı korkacağım, bunlara mı diz çökeceğim? Benim 20 yıl savaştığım adamlar Habur’dan girdi, seyyar mahkeme tarafından serbest bırakıldı. Şimdi biz terörist olduk! Hem bunlar, hem de
Türkiye’nin göz göre göre bitirilişi bana çok koyuyor. Bize poliste ve savcılıkta yapılan işlemler daha da fazla koyuyor.
Poliste, sanki aranan sabıkalılar gibi üzerimize levha koyup resimlerimizi çektiler, parmak izlerimiz alındı. Savcılar, sorgulamada bir tek suçlama getiremedi. Ancak gözlerindeki kin ve nefreti hepimiz görüyorduk. Neyle suçlandığımı bilmiyorum çünkü mahkemenin gizlilik karar varmış ve her şey gizliymiş. Bizi düşman ordusunun esir düşen generalleri gibi sorguladılar.
Bunların hepsi onurumuzu kırmak için yapılıyordu.”

“Balyoz Planı” davası kapsamında esas hakkındaki savunmasını yapan MHP Milletvekili emekli Korgeneral Engin Alan, “(Ülkeyi, devleti böldürmem) diyen bir Engin Alan’ın, ‘Biz bu ülkeyi, bu milleti böleceğiz’ diyen bir Sebahat Tuncel kadar kıymeti harbiyesi olmadığı gerçeğiyle yüzleştim” dedi.

İstanbul 10. Ağır Ceza Mahkemesi’ndeki duruşmada esas hakkındaki savunmasını yapan emekli Korgeneral Alan, hakkında öne sürülen suçlamalara ilişkin beyanlarını yazılı olarak hazırladığını belirterek, “Umarım okursunuz” diyerek mahkeme heyetine sundu.

Alan, ömrünün 40 yılını Türk Silahlı Kuvvetleri’nde devlete ve ülkeye hizmetle geçirdiğini, uzun yıllar bölücü terör örgütüyle mücadele ettiğini söyledi.

“Bu mücadelede hayatlarını bu vatan için feda eden birkaç değil, birçok Mehmet’i al bayrağa sarıp, kutsal vatan topraklarına, Yüce Tanrı’nın şefkat ve merhametine teslim ettim” diyen Alan, “Gözünü, kolunu, bacağını kaybeden gazilerim oldu. Onlardan bazıları buraya, bu mahkeme salonuna da geldi. Kucaklaştık. Hep gözlerime baktılar, ‘Komutanım ne oluyor?’ dercesine. Sadece ‘Allah devlete, millete zeval vermesin’ diyebildim. Çünkü söyleyebilecek başka bir söz yoktu” diye konuştu.

Alan, tutuklanma sürecine değinerek, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Göğsüme madalya takıldı. Televizyon ekranlarında, gazete sayfalarında ismimle, resimlerimle yere göğe sığdırılamaz oldum. Sonra aradan yıllar geçti. Bir sabah uyandığımda, ‘Sen darbeci oldun’ dediler. Bu sefer güzergahım PKK ile mücadele ettiğim dağlar değil, emniyet-mahkeme-hapishane üçgeni oldu. Tutuklandım. Ne hazindir ki hakkımızdaki övgülerin, methiyelerin, sitayişkar sözlerin yerini onurumuza, gururumuza itibarımıza alçakça saldırılar aldı. Yağmur yağmış, salyangozlar ortaya çıkmıştı.”

Sebahat Tuncel kadar kıymeti harbiyesi olmadığı gerçeğiyle yüzleştim

14 ayı milletvekili olarak, 22 aydır tutuklu bulunduğunu belirten Alan, “Hani siz hep ‘maddi gerçek’ diyorsunuz ya benimle ilgili maddi gerçek bu” dedi.

Sözcü Gazetesi’nin 17 Ağustos tarihli manşetini gösteren Alan, şunları kaydetti:

“Ancak bütün bunların yanında beni en çok yaralayan, en çok canımı yakan bir konuyu burada ifade etmeden geçemeyeceğim. BDP İstanbul Milletvekili Sabahat Tuncel, PKK’nın Eruh, Şemdinli baskınının yıl dönümünde halay çekiyor. Bu 29 Ekim ve 30 Ağustos kutlaması filan değil. PKK’nın 15 Ağustos 1984’te silahlı eylemi başlatmasının ve devlete başkaldırmasının yıl dönümü. Milletvekili Sabahat Tuncel, hem halay çekiyor, hem de şöyle diyor, ‘Tek yol vardır. O da Abdullah Öcalan’ın özgürlüğüdür. Şimdi bir Engin Alan’ın bir de bu muhterem bayanın durumuna bakalım. Bu çok sayın hanımefendi, ‘PKK terör örgütü’ üyeliği suçundan tutukluyken, 2007’de milletvekili seçildi ve yanılmıyorsam, bu mahkemenin farklı üyelerinden oluşan heyeti tarafından serbest bırakıldı. Ben de 2011 seçim sonucu milletin verdiği oylarla milletvekili seçildim. Siz ise Anayasa’nın 14. maddesini gerekçe göstererek tutukluluğumu devam ettirdiniz. Oysa aynı anayasa, aynı CMK, aynı TCK 2007’de de yürürlüklükteydi. Siz böyle takdir ettiniz. Diyecek bir şey yok. Ancak ne var ki bu durum karşısında bir acı gerçek tokat gibi suratıma çarptı. ‘Ülkeyi, devleti böldürmem’ diyen bir Engin Alan’ın, ‘Biz bu ülkeyi, bu milleti böleceğiz’ diyen bir Sebahat Tuncel kadar kıymeti harbiyesi olmadığı gerçeğiyle yüzleştim.

Sokaklarda, ‘Öcalan’a özgürlük, Kürtlere, Kürdistan’a özgürlük’ diye bas bas bağıran, devletin görevini yapmaya çalışmaktan başka hiçbir günahı olmayan şerefli bir polis amirini pervasızca tokatlayan, bayramdan hemen önce yanındaki BDP’li 8 milletvekiliyle Şemdinli kırsalında, üstelik milleti geri zekalı yerine koyup sanki tesadüfmüş gibi PKK’lı teröristlerle buluşup, onlarla kucaklaşan, öpüşüp koklaşan, çok sayın milletvekili Sabahat Tuncel’in yanında, yıllardır bunlar olmasın diye mücadele eden, sonunda da akıllara zarar bir darbe teşebbüsü iddiasıyla 22 aydır tutuklu yargılanan milletvekili Engin Alan’ın esamesi mi okunur? İşte günümüz gerçekliği tam da budur. Bu durum Türk devletine ve necip Türk milletine hayırlı, uğurlu olsun.”

Ülkede oluk gibi kan akarken siz ne yapacaksınız

Alan, mahkeme heyetine de seslenerek, “Ülkede oluk gibi kan akarken, şehirlerde bombalar patlatılırken, masum insanlar, günahsız çocuklar hayatlarını kaybederken, her gün 2-3 vatan evladı şehit düşerken, buna karşın milletvekilleri teröristlerle kucaklaşıp, onlar ‘terörist değil, gerilla. Onlar bizim çocuklarımız’ derken, siz ne yapacaksınız? Az kaldı. Ne yapacağınızı hep beraber göreceğiz” diye konuştu.

Tatlı Uykular Türkiye

Emre Özcan

Emre Özcan 2013-09-23T15:16:26+00:00

About the Author: Emre Özcan

Emre Özcan 1984'de herhangi bir şeye tepki olarak doğdu. İkizler burcu bir bilişim çalışanı. İnsan ilişkileri,futbol,internet,sosyal medya,felsefe ve dini konularla ilgilenmeyi çok seviyor. Şimdilik Ataşehir'de tek başına yaşıyor zengin olunca Cihangir'e taşınacak.

Lütfen yorumlarınızla desteklemekten çekinmeyin

%d blogcu bunu beğendi: