Cemaat Mürit ve Türkiye


Cemaat
 veya cemaât (Arapça: جَمَعَة‎, cema’at, Türkçe: „topluluk“), dinde ibadet etmek için bir araya gelen topluluklara denir. İslâm’da ayrıca tasavvuf ve benzeri hareketlerde belli bir görüş ve inanca sahip gruplar için de kullanılır.

cemaatler

Sosyoloji literatüründe ise cemaat kavramı, cemaatin üyelerinin ortaklaşa paylaştıkları bir şeye -genellikle ortak bir ideolojiye ya da bir kimlik duygusuna- dayanan, özel olarak oluşturulmuş bir toplumsal ilişkiler bütünüdür.

Mürit, irade ve talep eden, isteyen, arzu eden anlamına gelir. Tasavvufta, kendisi için Allah’ın irade ettiğinden başka bir şey istemeyen, Allah’ın iradesi karşısında teslim olan; tarikate giren ve şeyhe bağlanan, derviş, bende demektir. Sözlükte anlamı, “dileyen, irade ve istek sahibi olan” diye verilmektedir. 

Tasavvuf deyimi olarak; kendi şahsi iradesine göre değil Hakk’ın iradesine göre hareket eden anlamı taşımaktadır. Derviş, müntesib, mensub kelimeleri ile eş anlamlıdır. Ölüm ve hayat gerçeğini öğrenmek niyetiyle bir kamil mürşide bağlanan talib sözü de aynı anlamı ifade eder.

Konsensus’un HABERTÜRK için yaptığı “Türkiye Gündemi Mayıs 2011’’ başlıklı anket çalışmasındaki en ilgi çekici bölümlerden biri de “cemaat’’ başlığını taşıyordu. Konsensus bu çalışma için 18-28 Mayıs tarihleri arasında seçmen nüfusunu temsil etme yeteneğine sahip, 18 yaş üstü 1528’i erkek, 1472’si kadın, toplam 3 bin kişiyle yüz yüze görüştü. Araştırma Türkiye genelindeki köy ve mahallelerden oluşan 375 yerleşim merkezinde gerçekleştirildi.

Konsensus, seçim öncesi son anketinde “Herhangi bir cemaate üye misiniz?’’ diye de sordu. Ankete katılanların yüzde 93.8’i “Hayır, değilim’’ derken, “Evet, üyeyim’’ diyenlerin oranı yüzde 6.2’de kaldı.

CEMAATLERİN PROFİLİ 

GÜLEN: Cemaatin lideri Fethullah Gülen 1999 yılından beri ABD’de yaşıyor.
SÜLEYMANCILAR: Kurucusu Süleyman Hilmi Tunahan. Siyasette etkili cemaatlerden.
MENZİL: Nakşibendiliğin kolu. Adını Adıyaman’ın Menzil Köyü’nden alıyor.
İSMAİLAĞA: Kurucusu Ebuishak İsmail Efendi. Cemaat İstanbul Fatih’te, en dikkat çeken İslami gettoyu oluşturdu.
AZİZ MAHMUT HÜDAİ: Osmanlı devri velilerinden. Asıl adı Mahmut. Peygamber soyundan.
YAHYALI: Kayseri’de en güçlü dini gruplardan. Adını Yahyalı Hacı Hasan Efendi’den alıyor.
ALVARLI EFE CEMAATİ: Asıl adı Muhammed Lütfi. Erzurum’da “Alvarlı Efe” diye bilinir.
İSKENDER PAŞA: Mehmet Zahit Kotku şeyh olduktan sonra, görev yaptığı İskenderpaşa Camii cemaate de isim oldu.
KIRKINCI HOCA: Said-i Nursi’nin ölümüyle Nurcular 10’u aşkın gruba bölündü. Biri de Kırkıncı Hoca olarak tanınan Mehmet Kırkıncı.
IŞIKÇILAR: Seyit Abdülhalim Arvasi’ye bağlı Hüseyin Hilmi Işık’ın cemaati. Bugunkü lideri Enver Ören.
CERRAHİ: Halveti tarikatına dayanıyor. Dergâhı, Karagümrük’te.
TEBLİĞ: Kurucusu Hindistan’da dünyaya gelen Şeyh Muhammed İlyas Kandehlevi.
HAYDAR BAŞ: Cemaatin lideri Haydar Baş, Kadiri Tarikatı’nın İcmal Kolu’ndan.
KIBRISİ: Cemaat lideri Mehmet Nazım Adil KKTC’de yaşıyor.
YENİ ASYACILAR: Nurcuların ikinci büyük kolu. Lideri Mehmet Kutlular. Yeni Asya Gazetesi cemaatin yayın kuruluşu.
HAKİKATÇİLER: Tüm cemaatlere karşı yürüttüğü mücadeleyle tanınan Hakikatçıler’in şeyhi Ömer Öngüt. Sakarya, Düzce, Bursa ve Ankara’da güçlü.
ERENKÖY: Kökleri Kelami Dergâhı’na ve şeyhi Erbilli Mehmet Esat’a dayanıyor.

FETHULLAH GÜLEN CEMAATİ
Peki bir cemaate üye olduğunu söyleyenler arasında ilk sıraları hangi cemaatler alıyor?
Bu soruya yanıt verenlerin yüzde 61.8’i “Fethullah Gülen Cemaati” derken, onu yüzde 16.3 ile Süleymancılar ve yine aynı oranla Menzil Cemaati takip ediyor.

Fethullah Gülen Cemaati %61.8
Süleymancılar %16.3
Menzil Cemaati %16.3
Nakşıbendi Cemaati %15.2
İsmailağa Cemaati %7.3
Aziz Mahmut Hüdai Cemaati %6.7
Yahyalı Cemaati %3.4
Alvarlı Efe Cemaati %3.4
İskender Paşa Cemaati %3.4
Kırkıncı Hoca Cemaati %2.8
Işıkçılar Cemaati %2.2
Cerrahi Cemaati %1.7
Tebliğ Cemaati %1.7
Haydar Baş Cemaati %1.1
Kıbrısi Cemaati %0.6
Yavuz Selim Cemaati %0.6
Yeni Asyacılar %0.6
Hakikatçiler Cemaati %0.6
Hayrat Cemaati %0.6
Erenköy Cemaati%0.6
Diğer %3.9

 

En çok cemaat üyesi Doğu’da
Peki Türkiye’nin bölgelere göre cemaat üyeliği nasıl bir seyir izliyor? Araştırmanın sonuçlarına göre Batı’dan Doğu’ya doğru gidildikçe cemaat üyeliğinde artış gözleniyor. Batı’da cemaat üyeliği yüzde 5.2 iken bu oran Doğu’da 10.2’ye yükseliyor.

Doğu %10.2
Batı %5.2
Orta %4

Cemaate üye olanların oranı 6.2
Halkın nabzını tutan Konsensus ankete katılanlara “Herhangi bir cemaate üye misiniz?” sorusunu yöneltti. “Üyeyim” diyenlerin oranı yüzde 6.2 çıktı.

Üye değilim %93.8
Üyeyim % 6.2

En çok cemaat mensubu AK Parti’de
Araştırmada cemaat üyelerinin parti seçmenlerine göre dağlımı da yer aldı. Buna göre en yüksek oranda cemaat üyeliği sıralamasında zirvede “AK Parti” ve “Diğer” partiler yer alıyor.

AK Parti %9
MHP %4.5
BDP %1.9
CHP % 1.3
Diğer %11.4

İnançlı bir Müslüman olarak Mustafa Kemal Atatürk’ün bu ülkeye yaptığı en büyük hizmetlerinden biri nedir diye sorsanız, Tekke ve Zaviyeleri kaldırmasıdır derim!

Siyasal İslamcıların hücum edeceği bu hükmümün gerekçesi, Atatürk eğer o Tekke ve Zaviyeleri kaldırmamış olsaydı, bugün Türkiye’de bırakın her şehir ya da semtte, her mahallede adına İslam denen farklı farklı dinlerin mevcut olacağıydı!19. yüzyıldaki Tekke ve Zaviyeler hem emperyalizmin hem de din bezirganlarının kontrolüne geçmişti..

Buradan hareketle de bendeniz Diyanet İşleri Başkanlığı’nın İslâm’ın temiz olarak yani bozulmadan muhafaza edilmesi bağlamında çok önemli bir işlev gördüğü kanaatindeyim.
Tekke ve Zaviyelerin kaldırılıp yasaklanmasına ve Diyanet’in yol göstericiliğine rağmen maalesef yine de pek çok tarikat ve cemaat zuhur etmiştir ki bunlar yakından incelendiğinde görülüceği gibi tamamına yakını sadece amel konularında değil, iman konularında bile birbiriyle taban tabana
zıttırlar.

İslâmi cemaatler ve tarikatlar olgusunu incelemiş ve bazılarını çok yakından gözlemlemiş biri olarak bunlarla ilgili tespitlerim şunlardır:
1) Bütün cemaatler kendi şeyhlerini (önderlerini) Peygamberimizin günümüzdeki vekili gibi görür. Bazılarının da Mehdi Aleyhisseam olduğuna inanılır.
2) Cemaatlerin hiç birinde bireysel
irade ya da sorgulama yoktur. Şeyh ya da önderin sözü Allah kelamı hükmündedir ve önderin emrini tartışan küfre girip
dinden çıkar.
3) Cemaatlerin hiç biri birbirini sevmez ama açıktan birbirlerine düşmanlık yapmazlar..Pek çok cemaat kendi dışındaki cemaatlerin şirkte (küfürde) olduğuna inanır.
Gettolar ve holdingleşme
4) Cemaatlerin bazıları dış dinamiklerle yani yabancı istihbarat örgütleri ile irtibatlıdır.
5) Cemaatlerin geneli iktidar olanı destekler yani bunlar durakta beklemeyi sevmezler, gelen her otobüse binerler.
6) Her cemaatin kendi gettosu vardır, aralarında kız alıp verirler, alışverişleri ve arkadaşlıkları beraberdir. Buradan hareketle de bunların birbirinden kopması kolay değildir.
7) Pek çok cemaat son dönemde holdingleşmiştir.. Müritlerin yaptığı ticaret, topladığı kurban derisi ve zekatlar bu holdinglerin ana sermayesidir. Holdingin mutlak hakimi de cemaat önderleridir. Şeyh ya da önder, parayı elinde tutanın gücü elinde tuttuğunu bilir ve yönetimi çocukları dışında hiç kimse ile paylaşmaz.
8) Cemaatlerin hedef kitlesi daha ziyade 16-30 yaş arası olanlardır.. Bunlarla önce arkadaşlık edilir, akabinde kendi sosyal çevrelerine sokularak ona kişilik verilir ve dini hassasiyetleri de kullanılarak saflara alınır. Yurtlar, dersaneler, okullar temel alanlarıdır.
9) Bütün cemaatlerde şeyh ya da önderin pek çok zaman akşam namazını Kabe’de yatsıyı da Mescid-i Aksa’da kıldığına inanılır. Şeyhlerinin evliyalıklarına imanları Allah’a imanları gibidir.
10) İstisnasız bütün cemaatlerde şeyh ya da önder emreder, müritler zerre sorgulamaksızın emredilen yere eksiksiz oy verir.

11) Bürokrasideki müridin şeyhe bilgi taşıması ve istediğini yapması Uhud Gazasında cenk yapması gibidir yani bilgi getiren ve icraat yapan peşin olarak şehit ilan edilir.

12) Cemaatlerin tamamına yakınında müritler yani mensuplar cennete ancak şeyhleri ya da önderlerinin himmetiyle girebileceklerine inanırlar. Önderlerini ahiretlerinin sigortası olarak görürler.
13) Pek çok cemaatin kendine göre İslâm’a hizmet şekli vardır. Kimi Kur’an öğretmenin tek yol olduğuna inanır, kimi dış dünyaya İslâm’ı anlatan kitap gönderir, kimi tebliğ yapar, kimi bürokrasiye girer, kimi okul ya da dersane açar, kimi siyaseti etkilemeyi olmazsa olmaz görür.
14) AKP öncesine kadar cemaatlerin yüzde 70’i İslâmcı partilere oy vermezdi. Bugün AKP’ye militanlık yapan pek çok cemaat ve İslâmcı gurup 90’lı yıllarda Tayyip Erdoğan’ın küfürde olduğuna inanır ve bunu kendi müritlerine açıktan söylerlerdi. Bugün ise bu cemaat ve tarikatların yüzde 90’ı Erdoğan’ın militanı konumundadır.

15) Bazı cemaat mensuplarının yurt dışındaki bankalarda büyük paraları ve muhtelif ülkelerde gayrı menkulleri vardır.
16) Cemaat ve tarikat guruplarına mensup olanların sayıları ise çok çok abartılmaktadır. Bütün bu cemaatlere mensup olanlar kesinlikle 1 milyonun üstünde değildir ancak etkileri vakıadır.
17) Tamamı değil ama bu cemaatlerin bazılarına göre Türkiye bugün Dar-ül Harp yanı kafir devleti konumundadır ve bu düzende devletten çalmak ve onunla mücadele etmek ibadettir.
18) Bir kaçı hariç cemaatlerin siyasi bir projesi yani Devleti ele geçirmek gibi bir gayesi yoktur.
19) Cemaatler konusunda zannedilenin aksine TSK’dan ziyade MİT daha çok bilgi sahibidir ve pek çok mensubu bu cemaatlerin içindedir.
20) Hepsi değil ama pek çok cemaatin bilinçaltında askere ve Atatürk’e karşı büyük bir kin ve öfke vardır.

Bugün Türkiye’nin en büyük sorunu olan Kürt isyanlarının başlangıç tarihi 19. yüzyıldır. Osmanlı Devleti’nin zayıflığını fark eder hale gelen tebaa halklar, birer birer isyan ettiler. Ancak Osmanlı yüzlerce yıllık askeri ve siyasi geleneğe sahip bir miras üzerinde oturuyordu. Kendisini imparator yapan özelliklerini/ faziletlerini tamamen kaybetmemişti. Tanzimat ile önce sivil-askeri reformları gerçekleştirdi. Ardından, giderek güvenilmez olan ve çıkardığı isyanlarla tehlike oluşturan, yarı-otonom Kürt derebeylerinin (ayan) ortadan kaldırılmasına karar verdi. Kuzey Irak’taki, Soran Emirliği’ni (1834), Bahdinan Emirliği’ni (1839), Botan Emirliği’ni (1847) ve Baban Emirliği’ni (1850) sindirdi.  Osmanlı, yarı-otonom Kürt beyliklerini dağıtıp bölgenin siyasi yapısını değiştirirken, aynı dönemde bölgede dinsel açıdan bir başka değişim daha yaşandı.

 

Gelelim Türkiye’deki tarikat ve cemaat guruplarının belli başlılarına:

1) İsmail Ağa Cemaati (Önderi Mahmut Ustaosmanoğlu)
2) Fetullah Gülen Gurubu
3) İskender Paşa Cemaati. (Zahit Koktu, Esat Coşan ve şimdi oğlu Nurettin Coşan)
4) Erenköy Cemaati (Muradiye Vakfı) Önderleri: Tahir Büyükkörükçü-(Gazeteci) Ahmet Taşgetiren ve Topbaşlar
5) Süleymancılar. Önderleri: Kemal Kaçar’ın torunları Denizongun kardeşler.
6) İhlascılar (Enver Ören)
7) Kırkıncı Hoca ve Yazıcılar gibi diğer Nurcu guruplar
8) Nakşibendi Yahyalı Cemaatı…. Önderi Ramazan Dinç.
9) Melamiler. Önderi: Ahmet Arslan.
10) Hakikatçiler: Önderi: Ömer Öngüt.
11) Hazneviler: Önderi: Muhammet Muta Haznevi
12) Menzilciler: Önderi: Abdulbaki Erol.
13) İcmalciler. Önderi: Prof. Haydar Baş.
14) Uşşakiler. Önderi: Fatih Nurullah.
15) Cerrahiler Önderi: Ahmet Misbah Ermenkul.
16) Kadiri Muhammediye: Önderi Muhammet Ustaoğlu.
17) Hizbül Tahrir.
18) Tillocular
19) Galibiler. Önderleri Hacı Galip Hasan Kuşçuoğlu
20) Halveti Tarikatının Şabaniye kolu

 

Çoğunlukla kurdukları vakıflar aracılığıyla hareket ediyorlar. Kimileri de neredeyse holdingleşmiş durumda. Postluk bazen babadan oğula, bazen kardeşlere geçiyor. Cemaatlerin bazılarının siyasetle çok yakın bağları var, bazıları politikayla ilgilenmiyor. Ancak tüm Türkiye’nin her bölgesinde günlük hayatı ve insan ilişkilerini etkiliyorlar.

Türkiye’de Faaliyet Gösteren Tarikatlar

Kadiri Muhammediye

Kadiri tarikatı kökenli Muhammediye kolu İstanbul, Ankara, Kayseri ve Düzce’de güçlü. Lideri Şeyh Seyyid lakabını kullanan Muhammed Ustaoğlu. 1987’de imamlıktan emekliye ayrılan Ustaoğlu, İstanbul’da yaşıyor. Kendisinden sonra yerine geçmesine kesin gözüyle bakılan oğlu Muhittin Ustaoğlu da Diyanet İşleri’nde görevli, Düzce’de imamlık yapıyor. Cemaatin Kayseri vekili Muammer E. Almanya vekili Şükrü Oral. Muhammediye, tarikat şeceresini Kadiri tarikatının kurucusu Abdülkadir Geylani’ye dayandırmakla birlikte kendisini Nakşibendi ve Mevlevi geleneğinin parçası kabul ediyor. Zikir törenlerinde zaman zaman yaklaşık bin kişiyi buluşturmayı başarıyor.

Halveti tarikatının Şabaniye Kolu

Şeyhlik postunda Mehmet Dumlu oturuyor. Türkiye’nin en aktif Halveti tarikatı olarak biliniyor. Düzenli yaptıkları zikir törenlerine kadın ve erkeğin bir arada katılmasıyla tanınıyorlar. Kütahya merkezli cemaatin zikir törenlerine İstanbul’un yanı sıra, Bursa, Uşak, Eskişehir, Ankara ve Afyon’dan da geniş katılımlar oluyor.

Hizb-ut Tahrir

Grup kendisini “İdeolojisi İslam olan parti” olarak tanımlıyor. Adlarını Hizb-ut Tahrir Türkiye sözcüsü Yılmaz Çelik’in İstanbul Fatih Camii’ndeki basın açıklamasıyla duyurdular. Ankara ve İstanbul’un yanı sıra Şanlıurfa ve Van’da da güçlü oldukları biliniyor. Örgüt çalışmalarını Ankara merkezli Köklü Değişim adlı dergi çevresinde sürdürüyor.

Galibiler

Kadiri-Rufai tarikat geleneğinden gelen cemaatler arasında tarikatlığını ilan eden tek kol. Şeyhleri Hacı Galip Hasan Kuşçuoğlu. Zikirde şiş çekmeleriyle tanınıyorlar. Her perşembe akşamı Ankara’nın Hüseyingazi semtindeki Tevhid Camii’nde yaptıkları zikre yaklaşık 3 bin kişi katılıyor. Müritlerin çoğu çevredeki sitelerin esnafı. Şeyh Kuşçuoğlu kendisini şöyle tanımlıyor: “Mezhep olarak Hanefi; meşrep olarak Alevi; yol olarak Kadiri-Rufai Galibiyiz.” Faaliyetlerini, şeyhin adını taşıyan eğitim vakfı kanalıyla sürdürüyor. Cemaat Antalya’da da faaliyette.

Nurcu Kırkıncı Hoca Grubu

Said Nursi’nin ölümünden bu yana Nurcular 10’dan fazla gruba bölündü. En etkin grup Fethullah Gülen cemaati. Ancak, Nurcular içinde bir isim var ki, Said Nursi’nin ölümünden bu yana “talebeler” içindeki saygın önder konumunu hiç kaybetmiyor. Bu isim, Nurcular arasında Kırkıncı Hoca olarak tanınan Mehmet Kırkıncı. Said-i Nursi’nin, “Evlerinizi medrese yapın” çağrısına uyup Erzurum Karanlık Kümbet Medresesi’ni kuran Kırkıncı, yaşamını burada sürdürüyor. 12 Eylül darbesinden iki yıl sonra MGK Başkanı Genelkurmay Başkanı Kenan Evren’e mektup yazan Kırkıncı Hoca, “Dini güçlendirmek, milleti güçlendirmektir” demiş, ima yoluyla da olsa anayasa referandumunda cemaat desteğine karşılık, cemaate destek arzusunu dile getirmişti. Bu tavrı nedeniyle Nurcular arasında eleştirilse de, müridleri ve Gülen’i Nurcu yapan hocası olduğu için, Gülen Cemaati taraftarları arasında özel bir otoriteye sahip.

İcmalciler

Kadiri Tarikatı’nın İcmal Kolu’nun lideri Haydar Baş son dönemde çalışmalarını Bağımsız Türkiye Partisi adıyla sürdürüyor. Parti, 3 Kasım 2002 seçimlerden büyük bir yenilgiyle çıktı. Ulusal televizyon ve günlük bir gazetenin sahibi Haydar Baş’ın Türkiye’nin en zengin cemaat liderleri arasında olduğu iddia ediliyor. Trabzon ve çevresinde güçlü. Baş’ın ismi Trabzon’daki rahip cinayeti sonrasındaki tartışmalarda geçmişti.

Cerrahiler

Halveti tarikatına dayanıyor. Dergahları, İstanbul’da Fatih-Karagümrük’teki Kethüda Canfeda Hatun Camii bitişiğinde. Zikirlerinde, müzik ve ibadet dışında hiçbir şey konuşulmuyor. Müritleri arasında çok sayıda tanımış ses sanatçısı bulunuyor. Tarikatın Tophane’deki Kadiriler yokuşundaki Kadirhane’sinde düzenlenen zikir törenleri neredeyse turistikleşmiş durumda. Kadirhane’nin şeyhi Ahmet Misbah Erkmenkul. Celvetiye tarikatına bağlı İsmail Hakkı Bursevi tarafından kurulan Hakkıye kolunun müritleri ise en çok Bursa’da yaşıyor. Kurucularının adını taşıyan bir vakıfları var.

Uşşakiler

Halveti Tarikatı’nın bir kolu Uşşakiye. Merkezi İstanbul Kasımpaşa. Kurucusu Pir Hüsameddin’in türbesi de bu semtteki aynı isimli camide. Tarikatı kamuoyuyla tanıştıran isim İbrahim İpek. Uzun yıllar sessiz faaliyet gösteren tarikat onunla birlikte ün kazandı, İpek Yolu adlı yeni bir cemaat oluştu. İpek’in 2000 yılında ölümünün ardından posta 44 yaşındaki eski milli güreşçi Fatih Nurullah oturdu. Nurullah tarikat nüfusunu artırmak için herkese açık kutlamalar, piknikler düzenliyor; zikirleri tarikat üyesi olmayanlara da açıyor. Tarikatın Kasımpaşa’daki merkezi her sene Bolu’da ve Çorum’da düzenlediği “Devran” adlı zikir törenleriyle tanınıyor. Bolu’daki son devrana 2 bin kişi katılmıştı.

Menzilciler

Nakşibendi Tarikatı’nın Menzil Kolu adını Adıyaman’ın Menzil köyünden alıyor. Cemaatin en ünlü ismi, uğradığı zehirli iğne saldırısından bir süre sonra hayatını kaybeden Raşit Erol. Şeyh postunda şimdi kardeşi Abdülbaki Erol oturuyor. Şeyh adaylarından Fevzettin Erol ise şimdilik cemaatin Ankara ve Afyon örgütlenmesini yönetiyor. Menzilcilerin Ankara çevresi “Semerkant Grubu” olarak da adlandırılıyor. Fevzettin Erol, yılın bir bölümünü de Afyon’daki merkezde geçiriyor. Cemaat ekonomik gücünü özellikle kendilerine derviş adını veren müritlerin kurduğu şirketlerin belediyelerden aldığı ihalelerle arttırıyor. Raşit Erol’un “İmanı kurtarmanın ve pekiştirmenin kafi olduğu bir devir yaşıyoruz” anlayışıyla hareket eden cemaatin Adıyaman Menzil ve Ankara merkezleri özellikle alkol bağımlılığından kurtulmak isteyen kişilerin ilgi odağı.

Tillocular

Kurucuları Sultan Memduh Hazretleri’nin türbesinin bulunduğu Siirt’in Tillo beldesi manevi merkezleri. Süryanice “Yüksek Ruh” anlamına gelen Tillo geleneği Kadiri Tarikatı’nın en güçlü kollarından. Siyasete uzak durmaları nedeniyle İcmalcilerden, Kadiri-Rufai geleneğinde faaliyet sürdürmesi nedeniyle de Galibilerden ayrılıyor.

Hazneviler

Türkiye Kürtleri arasında en güçlü Nakşibendi cemaatlerinden biri. Merkezi Suriye’de. Hatay, Gaziantep, Şanlıurfa, Mardin ve Batman ’da örgütlüler. Cemaatin şeyhi Muhammed Haznevi yılda en az bir kez Türkiye’ye gelip, zikir törenlerini yönetirdi. Geçen yıl öldüğünde, binlerce Türk müridinin cenaze töreni için Suriye’ye geçmek istemesi haber bültenlerine konu olmuştu. Şeyhliği Muhammed Haznevi’nin oğlu Muhammed Muta Haznevi üstlendi.

Hakikatçılar

Hemen hemen tüm cemaatlere karşı yürüttüğü mücadeyle tanınan Hakikatçılar’ın şeyhi Ömer Öngüt. Adapazarı’nda yaşıyan Öngüt, Cemalettin Kaplan, Fethullah Gülen, Necmettin Erbakan, Süleymancılar, İsmailağa Cemaati ve Diyanet’e yönelik ağır eleştiri içeren kitaplarıyla tanınıyor. Sakarya başta olmak üzere Düzce, Bursa ve Ankara’da önemli sayıda müride sahip. Tarikat, şeyhe mutlak itaat ilkesiyle yaşıyor.

Nakşibendi Yahyalı Cemaati

Kayseri’de Gülen Cemaati’yle birlikte en güçlü dini grup. Nakşibendi tarikatının Anadolu’daki en önemli kolları arasında. Yahyalı Hacı Hasan Efendi’den alıyor adını. Şimdi şeyh postunda oturan kişi Ramazan Dinç. Cemaat, Kayseri’deki sanayi gelişimine paralel olarak hızla büyüdü. Müritleri arasında Kayseri’nin önde gelen işadamları bulunuyor.

Işıkçılar

Seyit Abdülhalim Arvasi’ye bağlı Hüseyin Hilmi Işık’ın kurduğu cemaat günümüzde İhlas Holding şemsiyesi altında büyüdü. Cemaatin lideri Enver Ören’in rahatsızlığı ve İhlas Finans’a el konulması cemaatin güç kaybetmesine neden oldu.

Gülen Cemaati ve Nurcular

Türkiye’nin tarikat ve cemaat haritasında Nurcular ağırlıklı yer işgal ediyor. Tarikatın en ünlü ismi Fethullah Gülen’in etkinlik alanı Türkiye’nin tüm illerini kuşatıp, tarikat okulları kanalıyla Afrika’dan Uzakdoğu’ya uzanıyor. 1941 doğumlu Gülen, 1970’lerden itibaren Nur hareketi içinde gözyaşı eşliğindeki vaazlarıyla kendi yolunu çizdi. Akyazılılar ve Türkiye Öğretmen Vakfı gibi kuruluşlarla başlayan örgütlenmesi bugün büyük bir ekonomik ve siyasi güce dönüşmüş durumda. Cemaatin medyadan eğitime, finansa, sağlık sektörüne kadar pek çok alanda yatırımı bulunuyor. Gülen uzun süredir ABD’de yaşaması, olası vefatı sonrasında bu büyük ekonomik gücün nasıl paylaşılacağı belli değil. Nur cemaatinin içinde adı sık geçen diğer gruplar şunlar: Liderliğini Mehmet Kutlular’ın yaptığı Yeni Asyacılar (İstanbul), liderleri İzzet Yıldırım, Hizbullah tarafından kaçırılıp öldürülen Med-Zehra Vakfı çevresi (Doğu-Güneydoğu Anadolu), Müslüm Gündüz liderliğindeki Aczmendiler (Elazığ-İstanbul), Yeni Nesilciler, Yazıcılar

Süleymancılar

Cemaatin kurucusu Süleyman Hilmi Tunahan, soyunu Nakşibendi Şeyhi Selahaddin İbni Seracettin ’e dayandırıyor. Zamanla bağımsız bir yol izledi. Kurduğu Kuran kurslarından yetişen öğrenciler, hocalarının mehdiliğine iman edip, Süleymancılar cemaatini oluşturdu. Ege ve Akdeniz bölgelerinde güçlenen Süleymancılar zamanla tüm yurda yayıldı. Faaliyetlerini “kurs ve okul talebelerine Yardım Dernekleri” adı altında yürütüyor. Hakikatçılar’ın şeyhi Ömer Öngüt, Süleymancılar’ı “Dinleri Süleymancılık, imanları para, huyları gasp, meslekleri de dilencilik olan bir cemaat” olarak adlandırıyor. Türkiye’nin her ilinde en az bir Kuran kursuna sahip cemaatin, kurs ve öğrenci yurtlarının toplam sayısının 1500’ü bulduğu söyleniyor. Tunahan ’ın ölümünün ardından cemaat liderliğine Kemal Kaçar geçti. Onun vefatı sonrasında ise cemaat her ne kadar reddedilse de iki kardeş Ahmet Denizolgun ile Beyazıt Denizolgun arasında bölündü.

İskenderpaşa Cemaati

Geçmişi 1800’lü yıllara, Ahmed Ziyaüddin Gümüşhanevi’ne uzanıyor. Uzun süre, Gümüşhanevi tekkesi cemaate ismini verdi. Mehmet Zahit Kotku şeyhlik postuna oturduktan sonra, görev yaptığı İskenderpaşa Camii tarikata ismini verdi. Kotku’nun ölümünden sonra liderliğe geçen damadı Prof. Esad Coşan da 2001 Şubat’ında Avustralya’da trafik kazasında öldü. Post oğlu Nurettin Coşan’a kaldı. Esat Coşan, tarikatı kurduğu vakıflar sayesinde büyüttü. Bunların en etkini Hakyol Vakfı. Koşan, İlim Kültür ve Sanat Vakfı ile Sağlık Vakfı’nı da kurarak örgütlenmeyi genişletti. “Hanım Dernekleri”yle kadın örgütlenmesine yöneldi. Şu andaki lider Nurettin Coşan, dini eğitiminin yanı sıra New York’ta işletme öğrenimi gördü. Babasının isteğiyle 1996’da aile şirketi Server Holding’in yöneticiliğini üstlendi. Ticari faaliyetleri ve seyahatleri nedeniyle liderlik görevini yerine getiremediğini iddia eden bir grubun muhalefet başlattığı ve tarikattan koptuğu söyleniyor. Siyasetin birçok önemli ismi cemaatle gönül birliği içinde: Eski cumhurbaşkanı Turgut Özal, başbakana Recep Tayyip Erdoğan, Korkut Özal, maliye bakanı Kemal Unakıtan, bir dönem için dahi olsa Necmettin Erbakan. İskenderpaşa Tarikatı’nın bir de siyasi partisi var: “Sağduyu Partisi.” Recep Tayyip Erdoğan’ın, 3 Kasım 2002 Seçimleri sonrasındaki ilk cuma namazını Ankara’nın Dikmen semtindeki Mehmet Zait Kotku Camii’nde kılması bu gönül bağının sembolik işareti olarak değerlendiriliyor.

Melamiler

Melami Tarikatı’nın kamuoyu önüne çıkan en önemli ismi Ahmet Arslan. Emekli astsubay Arslan, Şeyh Hasan Özlem’in 1996’da ölümünün ardından posta oturdu. 66 yaşındaki Arslan, Manisa’nın Salihli ilçesinde yaşıyor. Cemaatin Aydın, Adana, Uşak ve İzmir’de mürit grupları bulunuyor. Tarikatın diğer önemli ismi Davud Yılmaz. 73 yaşında, İzmir’de yaşıyor ve küçük bir cemaati kontrol ediyor. İstanbul’da da takipçileri var. “İbadet gizli, gösterişsiz olmalı” yaklaşımını savunan Melamiler genellikle ev toplantılarında bir araya geliyor.

Erenköy Cemaati

Kökleri Kelami Dergahı’na ve şeyhi Erbilli Mehmet Esat’a dayanıyor. Mehmet Esat, tekkeler kapatılınca Erbil’deki arazilerini satıp, İstanbul’a yerleşti. Erenköy’de bir köşk aldı, cemaatin temellerini attı. Menemen Ayaklanması’na karıştığı iddiasıyla gözaltındayken rahatsızlanıp hayatını kaybetti. Erenköy Cemaati, Mehmet Esat’ın halifesi Mahmud Sami Ramazanoğlu’nca kuruldu. Nakşibendi geleneği içinde, esnaf ve işadamlarının kolu olarak biliniyor. Ramazanoğlu’nun ardından cemaatin dini sorumluluğunu Musa Topbaş üstlendi. Onun ölümüyle üç isim ön plana çıktı: Yeni Şafak’ın eski başyazarı Ahmet Taşgetiren, Eymen Topbaş ve Konya’da yaşayan Tahir Büyükkörükçü. Şeyh postuna Büyükkörükçü’nün oturduğu ileri sürülüyor. Konya’da Erenköy Mahallesi’nde yaşayan Büyükkörükçü bir dönem Milli Selamet Partisi milletvekilliği de yapmıştı. Erenköy Cemaati’nin Ankara örgütlenmesini ise Muradiye Vakfı yürütüyor.

İsmailağa Cemaati

Kurucusu Ebuishak İsmail Efendi, 1723’te Fatih’te adını taşıyan camiyi inşa ettirdi. Ölümünden sonra cemaati tarikat yoluna girdi. Şeyh Batumlu Ali Haydar Efendi, 1960’da ölene kadar liderliği yürüttü. Görevi İsmail Ağa Camii imamı Mahmut Ustaosmanoğlu devraldı. Cemaat İstanbul’un merkezi Fatih’te, Türkiye’nin en dikkat çeken İslami gettosunu oluşturdu. Sarık, şalvar ve cübbeli giyimleriyle diğer Nakşibendi gruplarından ayrılıyorlar. İsmailağa Cemaati, Ustaosmanoğlu’nun kökeni nedeniyle İslami gruplar içinde “Oflular” olarak da tanınıyor. Cemaatin önde gelen bazı isimlerinin Salih Mirzabeyoğlu liderliğindeki İBDA-C ile birlikte hareket etmesi, grubun radikalleşme potansiyelinin bir kanıtı gösteriliyor.

 

Kuşkusuz bütün bu gurupların tamamı için din tüccarı, güdümlü ya da küfürde demek asla mümkün değildir. Aralarında samimi yani idealist olanlar gerçekten vardır ve hakikaten İslâm’a hizmet ediyorlar ama dediğimiz gibi bazıları din ambalajı ile emperyalizme hizmet ediyorlar.

Üç günlük dünyada insanoğlunun iktidar hırsı yüzünden yaşanılanları düşününce,hem insanoğlunun hırsına şaşırıyorsunuz hemde Allah ıslah etsin demekten kendinizi alıkoyamıyorsunuz.

 

Adnan Oktar

Harun Yahya Cemaati

Takma adıyla Harun Yahya. Nur ekolüne yakınlığıyla bilinen Cemaati ile birlikte ateizm, Darwinizm ve Siyonizm karşıtı görüşlerini savunduğu kitaplar ve belgeseller hazırlamıştır. Kurucusu olduğu Bilim Araştırma Vakfı (BAV), kendi sitesinde amacının “Dünya çapında barış, huzur ve sevgi ortamı oluşturmak” olduğunu ifade etmiştir. Milli Gazete ve Akit Gazetesi’nde bir dönem yazıları yayımlanmıştır. BAV’ın, evrimkarşıtı olduğu ve yaratılışçılığı savunduğu ve bu duruşu yaygınlaştırmak için konferanslar düzenlediği bilinmektedir. Çeşitli basın organlarında kendisini bazı suçlarla itham eden iddialarla da gündeme gelmiştir.

Adnan Oktar kendisinin Muhammed’in soyundan gelenler anlamında seyyidlerden olduğunu iddia etmektedir. Adnan Oktar’ın müritlerine kendisinin hadislerde sözü edilen kutsal kişi Mehdî olduğunu ima ettiğine ve onları buna inandırdığına dair bazı iddialar bulunmaktadır.

Oktar, bir röportajında mehdîlik iddiasında bulunduğunu reddetmiştir. Ancak aynı röportajında “Mehdî’nin Mehdî olduğunu söylemeyeceğini, bir insanın Mehdî olduğunu söylemesi halinde dinden çıkacağını, Mehdî hakkındaki hadislerle kendisi arasında ‘tam bir uyum’ olduğunu, Mehdî’nin tarifinin kendisine ‘tıpatıp uyduğunu’, yine de tüm bunların bir tesadüf olabileceğini” belirtmiştir. Adnan Oktar kendisinin mehdilik iddia’larının ve kadınlarla ilişkilerinin sorulduğu tartışma programında kendisinin mehdi olmadığını, mehdilik iddiasında bulunmadığını, buna kanıt olarak da kendisinin alemci olduğunu, neşeli olduğunu ve kendisinin dedesi saydığı Muhammed’e benzer şekilde kadınlardan had safhada hoşlandığını ifade etmiştir.

Adnan Oktar’a göre mehdilikle ilgili 200 hadis kendisine tıpatıp uymaktadır. Ayrıca O’na göre Mehdi’nin ismi Adnan, çıkış yeri de İstanbul olabilir. Adnan Oktar, kendisine ait bir sitede yayınlanan başka bir röportajında, Mehdi ve İsa’nın yeniden geldiklerini, şu an “dinsizlerin, materyalistlerin ve müşriklerin, siyasi ya da başka şekillerdeki saldırılarından korunmak için gizlendiklerini” ileri sürmüştür.

Gülen hareketi

Gülen cemaatiHizmet hareketi ya da Hizmet; başta Türkiye olmak üzere çeşitli ülkelerde faaliyet gösteren bir sivil toplum hareketidir. Hareketin okul, dershane, üniversite gibi eğitim kurumlarının yanı sıra dinler ve kültürler arası diyalog faaliyetleri ve yardım organizasyonlarını gerçekleştirdikleri çeşitli vakıf ve dernekleri ile ticari faaliyet gösteren basın yayın kuruluşları, hastaneleri ve finans kurumları mevcuttur.

Hareket, çeşitli toplum kesimlerince Türkiye içi ve dışında, eğitime, Türk kültürünü tanıtmaya, dinlerarası diyaloğa ve fakirlikle mücadeleye yaptığı katkılardan dolayı desteklenirken başka kesimlerince de laikliğe bir tehlike olarak görülmesinin yanı sıra siyasî ve ekonomik bir güç haline geldiği söylenerek eleştirilmektedir.

Hareketin okul, dershane, üniversite gibi eğitim kurumlarının yanı sıra dinler ve kültürler arası diyalog faaliyetleri ve yardım organizasyonlarını gerçekleştirdikleri çeşitli vakıf ve dernekleri ile ticari faaliyet gösteren basın yayın kuruluşları, hastaneleri ve finans kurumları mevcuttur

Yeni Aktüel dergisi tarafından yapılan bir araştırmaya göre 92 ülkede yaklaşık 500 lise veya ilköğretim okulu, altı üniversite ile çeşitli sayıda eğitim veya dil merkezleri vardır.

Nur Cemaati

Mensupları Said Nursî’nin risalelerinde yazdığı fikirlerine ve dünya görüşüne uyarlar, itikâdi ve fıkhi bakımdan Sünnî İslâm’a bağlıdırlar. Nur Cemaati, birtakım ritüellere sahip olmakla birlikte tasavvuf tarikatı değildir. Farklı gruplardan oluşan cemaatin ana uygulamaları yer yer ağır bir Osmanlıca ile yazılan Risale-i Nur’ların okunması, anlaşılması, yorumlanması ve çoğaltılıp insanlara ulaştırılmasıdır. Diğer kurum ve çalışmalar bu amaca hizmet etmek için yapılan faaliyetler olarak değerlendirilir.

Said Nursi’ye göre deprem, sel gibi olaylar ilahi emirle hareket eden Dünya’nın günahkarlara karşı harekete geçmesidir. örneğin 1937 Erzincan Depremi ramazanda teravih vakti radyoda şarkı söyleyen kızlar gibi günah işleyen topluma bir ikaz ve cezadır. Depremlerin yeri ve zamanı yer yer, Risale-i nur’un hizmetine ilişen zındıkların engellemeleri ve nur hizmetine dönük komploları ile ilişkilendirilir.

Cemaatin dualarında sabah-akşam üçer defa kadınların şer, fitne ve belalarından Allah’a sığınılır.

Said Nursi tarafından yazılan 130 kısım ve yaklaşık 6000 sayfadan oluşan Nur Risaleleri’ni okuyan ve Risale-i Nur hizmetini birinci önceliği olarak kabul eden kişilere Nurcu (Nur Talebesi) denilmektedir.

1996 yılında Diyanet İşleri Başkanlığı tarafından açıklanan raporda Nur cemaatinin kolları ve faaliyetleri şu şekilde açıklanmıştır:

  1. Sözler Gurubu (Mustafa Sungur)
  2. Suffe Gurubu (Mehmet Kırkıncı)
  3. İstanbul Gurubu (Abdullah Yeğin,Hüsnü Bayram,Ahmet Aytimur)
  4. Kurdoğlu Gurubu (Mehmet Kurdoğlu)
  5. İhlas Nur Gurubu (M.Said Özdemir)
  6. Yazıcılar Gurubu (Ahmet Hüsrev Altınbaşak)
  7. Nesil Gurubu (Mehmet Fırıncı),
  8. Yeni Asya Gurubu (Yeni Asya Gazetesi, Mehmet Kutlular)
  9. Zehra Gurubu (İzzettin Yıldırım)
  10. Med-Zehra Gurubu (Muhammed Sıddık Dursun)

Bu raporda sözü edilmeyen Gülen Hareketi, bütün dünyada yaygınlaşan faaliyetleri ile önemli bir Nurcu gurubudur.

Binlerce insana ulaşan bu cemaatler siyasi çıkarlar gereği seçim dönemi oy verecekleri partiyi kararlaştırarak seçim sonuçlarına da doğrudan etki etmektedir.

cemaat

cemaat

Kaynak: https://www.google.com.tr/#q=cemaat not: yazılar alıntıdır.
Emre Özcan 2016-09-15T11:25:07+00:00

About the Author: Emre Özcan

Emre Özcan 1984'de herhangi bir şeye tepki olarak doğdu. İkizler burcu bir bilişim çalışanı. İnsan ilişkileri,futbol,internet,sosyal medya,felsefe ve dini konularla ilgilenmeyi çok seviyor. Şimdilik Ataşehir'de tek başına yaşıyor zengin olunca Cihangir'e taşınacak.

Lütfen yorumlarınızla desteklemekten çekinmeyin

%d blogcu bunu beğendi: